2017-ekonomik-krizi-dolar-atesi-dusmuyor

2017 Sonbahar Türkiye Ekonomik Krizi Potansiyeli (Dolar 8TL’yi görebilir!)

Ekonomik kriz zaten mevcut ama 2017 sonbaharına kadar, Türkiye’nin daha önce görmediği büyüklükte bir iflas potansiyeli var. Dolar 8 TL’ye kadar çıkabilir. Bu yazı siyasetten ziyade, ekonomi ağırlıklı bir yazı olacak. Ama grafikler üzerinden, herkesin anlayabileceği sadelikle anlatmaya çalışacağım. (grafikler investing.com’dan alınmıştır)

Bu konuyu olarak Trump seçilince derinlemesine araştırmaya başladım. (dolar 3.30’u gördü, daha da yükselecek diye yazmıştım. Ama 2017 sonbahar’ıyla ilgili düşüncelerimi, çok araştırmadan langur lungur yazmak istememiştim o yazıda) Sonra Başbakan’ımızın 8 Aralık 2016’daki muazzam(!) ekonomi kurtarma paketiyle iyice olası gördüm. 14 aralık FED kararları da bunu destekleyince ihtimalleri değerlendirmeye yoğunlaştım. Burada, terör olayları olmasa bile olabilecek bir krizden bahsediyorum, terör tuzu biberi! Aşağı yukarı 2 aydır da Türkiye’de ve dünya’da ekonomik krizler nasıl olmuş diye inceliyorum.

Bu yazıyı herkesin rahat anlayabilmesi için, bazı tanımları açıkladım. O sebeple biraz uzun bir yazı oldu. Tanımlara hakim olanlar, direk “C- Eski Krizler” kısmından okumaya başlayabilir.

2017-ekonomik-krizi-dolar-atesi-dusmuyor

1- Dolar Endeksi ve Türkiye’deki Eski Ekonomik Krizler:

A- Önce Bazı Tanımlar

Dolar endeksi: Dolar’ın 6 büyük para birimi karşısındaki konumu (ağırlıklı euro, sonra Japon Yen’i, Sterlin, Kanada doları, İsveç Krona’sı ve İsviçre Frankı) Endeksin artması demek, doların değer kazanması demek. Verileri okuyabildiğim en eski tarih olan 1985 yılından bu yana 32 yıllık dönemde, Endeksin gördüğü en yüksek değer 129, en düşük değer 71, bugünkü değer (6 ocak 2017) 102. Endeks şu an “normal” değerinde diyebiliriz.

00-dolar-endeks-grafigi-genel

Parite Korelasyonu: Türk Lirası, dolar endeksi ile güçlü bir korelasyon sergiler. Dolar endeksi yükselirse, dolar’ın Türk Lirası karşısındaki değeri de yükselir. Aşağı yukarı tüm gelişmekte olan para birimleri benzer davranır. Ülkedeki iç dinamiklerden bağımsız olarak olur bu. İç dinamikler, yükseliş ve düşüşün oranını belirler sadece.

Teknik Analiz: Grafiklere bakarak trendleri okumayı sağlayan, destek ve dirençleri görmemizi sağlayan, gelecekle ilgili tahminler yürütmemizi sağlayan analizdir. Ülkelerin Para birimleri “Termometre” gibidir. Ülkede ekonominin nasıl gittiğinin göstergesidir. O tarihte ne olduysa, piyasa tarafından fiyatlandığı için grafikten geçmişi okumak, ve geleceğe bakmak mümkündür. Bu sebeple teknik analiz, tarihe bakarak geleceği okumak gibidir.

Temel Analiz: Grafiklerden bağımsız, sosyal, politik, macro ekonomik vs.. olayların analizidir. Temel analiz ile teknik analiz birbirini tamamlar. Örneğin, Doların daha da yükseleceğini temel analizle öngörebiliriz ama ne zaman ne kadar yükseleceğini, -misal sonbahar 2017’de dolar’ın 8TL’ye yaklaşabileceği bir trend içinde olduğunu- teknik analizle söyleyebiliriz. Haber takibiyle de, trendde bir değişim olup olmadığını denetleriz. Yani teknik analiz, temel analiz ve haber takibi; önümüzü görmemizi sağlayan bir üçlüdür.

Negatif Ayrışma: Dolar paritesi %1 değer kazanırsa, Türkiye’deki iç dinamikler iyiyse bu oran %1’den küçük olur (dolar %1’den daha az değer kazanır), kötüyse %1’den yüksek olur (dolar %1’den fazla değer kazanır). Haberlerde duyduğunuz “negatif ayrışma” denilen aşağı yukarı budur. dolar endeksinin yükseliş oranından daha yüksek oranda USD-TL paritesinin yükselmesidir.

Ülkelerin/Hükümetlerin ekonomik başarısını/başarısızlığını ölçmek için de kullanılır. Eğer para birimi dolar endeksinden az değer kaybediyorsa ülke yönetimi başarılıdır. Fazla değer kaybediyorsa ülke yönetimi başarısızdır. (Daha net örneklemek için, dolar endeksi %10 artarken, TL %5 değer kaybederse, aradaki %5’lik fark, hükümetin başarısıdır. Dolar endeksi %10 artarken, TL %15 değer kaybederse, aradaki %5’lik fark, hükümetin başarısızlığıdır. Dediğim gibi, para birimi ülke ekonomisinin termometresidir.

Türk Lirasının Negatif Ayrışması: Türk Lirası uzunca bir süredir düşüşteydi. Yazdan beri, özellikle Trump sonrası dolar oldukça değer kazandı. Ama Türk Lirası değer kaybetmede şampiyonluğa oynuyor. Netleştirmek için 1 Ocak 2013 tarihi ile bugünü (6 Ocak 2017) kıyaslayacağım. Güçlü bir parite olan euro ve TL’ye denk bir ekonomi olan tayland para birimini örnek alacağım (Tayland’da Tr gibi gelişmekte olan bir ekonomi. Ayrıca orada hem gezi olayları benzeri bangkok shutdown oldu hem de askeri darbe oldu, O yüzden karşılaştırmaya onu seçtim.)

1ocak2013’te Euro-dolar 1.35, dolar-TL, 1.75TL idi. 1dolar 30 Tayland Baht’ı idi. 4 yıl sonra bugün ne oldu? euro dolar 1.05 (%22 değer kaybı) Dolar-TL 3.64 oldu. (%108 değer kaybı) Peki aynı dönemde Tayland parası ne oldu? sadece 30baht’tan 36 Baht’a yükseldi! Değer kaybı %20’de kaldı!

2013-2017-euro-usd

2017-ilk-hafta-usd-thb

Tayland aynı bizim gibi hem sokak eylemleri hem de askeri darbe gördüğü halde niye orada dolar öyle artmadı diye sorarsanız politikaya girmek gerekir, şimdi girmeyeceğim. Ekonomik okumayla devam edeceğim. Sadece ekonomik kötü gidişi, dolar endeksine bağlamamak gerektiğini netleştirmek için Tayland örneğini verdim. İyi yönetimle, endeks etkisini azaltmak mümkün! (fakat azaltamıyoruz maalesef)

05-2013-2017-usd-tl

B- Parite Yükselişinin Gecikmeli Etkileri:

Dolar’ın (ya da euro’nun vs..) TL karşısında hızlı ve büyük oranda değer kazanmasının etkileri genelde hemen hissedilmez. Etkilerinin hissedilmesi bazı durumlarda bir kaç ayı, bazı durumlarda ise bir kaç yılı bulur. Bu etkilerin hissedilmeye başlandığı dönem dolar hala yüksekse, bir önlem alınıp düşürülemediyse, kriz başlar. Bu yüzden, doların yükseliş etkilerini hala tam olarak görmedik. Bunu net belirtmek için ayrı başlık açtım.

 almanya-mark-yakma

C- Eski Krizler:

94 Krizi: 94 krizi patlak vermesinden bir kaç ay önce, dolar endeksi %22 arttı. TL ise %30 değer kaybetti aynı dönem. Makul bir değer kaybıydı ilk etapta. Sonra dolar endeksi düşüşe geçti. Fakat, Çiller dönemi ekonomi yönetiminden kaynaklı sorunlardan önceki yükselişin etkisi çığ gibi büyüdü ve devalüasyonla sonuçlandı. Kriz patlak verdikten sonra -dolar endeksi düşüşte olmasına rağmen- Dolar’ın TL karşısında değeri  %300 arttı!

01-nisan94-dx

01-nisan94-usd-tl

2001 Krizi: Ecevit hükümeti oldukça şanssız bir döneme denk geldi. Cumhuriyet tarihinin hem can hem de mal kaybı en büyük doğal afeti onlara denk geldi. Bu da yetmedi, 3 yıl içinde dolar endeksi 120 puan civarıyla zirve yaptı. Ve bir yıl kadar o seviyede takıldı. Bu değer, 1988 ile 2017 yılları arasındaki 30 yıllık dönemdeki en yüksek değer. Karşılaştırmak için endeks bugün sadece 103 puan civarı! 99 depremine 2001’de dolar endeks artışına, ekonomi yönetimindeki sorunlar da eklenince, dolar endeksi %28 puan artarken, dolar TL karşısında %150 arttı. Sonunda cumhuriyet döneminin en büyük ekonomik krizi patlak verdi. 1998 yılındaki endeksin yükselişinden, 2001 sonlarında Kemal Derviş’le beraber kriz kontrol altına alınıncaya kadar dolar toplamda %400 değer kazandı!

02-subat2001-dx

02-subat2001-usd-tl

 

AKP’nin İlk Dönemi Şansı: Akp ilk döneminde oldukça şanslıydı. Kemal Derviş pek çok ekonomik reform yapıp ekonomiyi sağlam temellere oturtmuştu. İlaveten dolar endeksi de düşüşe geçmişti. Bir bakıma AKP hazıra kondu, ama güzel günleri yeterince değerlendiremedi. Dolar endeksi %40 düşerken, TL sadece %30 değer kazanabildi. Başka bir deyişle; TL, Endeksle paralel bir şekilde 4 birim değer kazanabilecekken, sadece 3 birim değer kazanabildi. Haliyle %25 daha az değer kazanmış oldu. O da pek stabil olmadan, büyük zikzaklarla oldu. O dönemi iyi değerlendirse, ve de düzgün yönetim sürdürülse, dolar şu an 3.64 yerine, 1.60 civarında olabilirdi! Tayland gibi başarı göstermesinden bahsetmiyorum, dolar endeksine bire bir bağlı hareket etse bu değer gerçekleşirdi! 2002 Aralık’ta, dolar endeksi 102 (bugünkü değerin aynısı) dolar 1.60 TL. 2017 Ocak, dolar endeksi yine 102. Ama dolar 3.64!

03-2000ler-akp-dx

03-2000ler-akp-dolar-tl

2008 Krizi: 2008 krizinde dolar endeksi %20 artarken, dolar-TL paritesi de %20 arttı. Denk kaldığı için, negatif veya pozitif bir ayrışma yok. (dolar 1,60 olabilirdi derken, 15 yıllık AKP döneminde her daim pariteye böyle bağlı, herhangi bir ayrışma yaşamadan hareket edebilmesini kastettim)

04-2008krizi-dx

04-2008krizi-usd-tl

2- Sonbahar 2017 Ekonomik Krizi:

A- Krizin İşaretleri:

Şu anda da bir ekonomik kriz var ama henüz gerçek kriz başlamadı. Öncül dönemi yaşıyoruz. 2013 başında 78 olan dolar endeksi, 2017 başında 103’e ulaştı. %32’lik bir artış gösterdi. (%32 artış gösterse de, son 30 yılın en yüksek değeri olan -2001 krizine neden olan- 120 puan civarından henüz %17 daha düşük).

2013 başı 1.75 olan dolar, 6 ocak 2017 itibariyle 3.65 civarında tarihi rekorunda. Dolar endeksi %32 değer kazanırken, TL %108 değer kaybetti. (negatif ayrıştı)

05-2013-2017-dx

05-2013-2017-usd-tl

Mayıs 2016’dan ocak 2017 başına, dolar endeksi 92’den 103’e yaklaşık %11’lik yükseliş gerçekleştirdi.

Mayıs 2016’da dolar – TL paritesi 2.90 iken, 6 ocak 2017 itibariyle 3.64 oldu. Dolar endeksi %11 artarken, dolar-TL paritesi %31 arttı. (negatif ayrıştı)

06-darbe-sonrasi-dx

06-darbe-sonrasi-usd-tl

Son 6 ayda, TL Negatif ayrışma şampiyonu oldu! (Misal TL %31 değer kaybederken, rakip olan meksiko pezosu sadece %22 değer kaybetti aynı dönem. 17’lerden, 21’lere geldi)  Hemen hemen tüm dünya para birimlerine karşı değer kaybetti TL. Bu sonuçlarla, 2016 yılında Türkiye, dünyadaki tüm ülkeler arasında, en kötü ekonomi yönetimini sergilemiş oldu!

Son bir kaç haftadır, iyice kontrolden oldukça çıktı dolar. 15 Aralık 2016’ta, Tr Merkez Bankası bir tahmin paylaştı, dolar kuru yıl sonu tahmini 3.46 diye. Bak sadece 2 hafta sonrasının tahmini bu. Öyle 1 yıl sonrasının tahmini değil. 15 aralık günü, 30 aralıkta ne olacağını tahmin ediyorlar yalnızca! Ne oldu sonuç, dolar 3.54 oldu. Öngörülerde %2,3’lük bir sapma oldu, sadece 2 haftada! Haliyle sadece 2 hafta sonrasını bile öngöremeyen bir ekonomi yönetiminden söz etmek mümkün.

Şimdi daha kritik bir grafik paylaşacağım. 94 krizinin minyatürü bir grafik. Sadece son 4 güne bakalım. Son 4 gün (3, 4, 5, 6 ocak 2017) dolar endeksi yaklaşık %2 düştü. (103’lerden, 101’lere) Dolar endeksi %2 düşerken, dolar TL karşısında %3 civarı değer kazandı! Dolar Endeksi düşerken, TL’nin değer kazanması gerekirdi. Fakat dolar TL karşısında %3 yükseldi, hem de “tarihi rekor” kırarak.

2017-ilk-hafta-dx

 

07-2017-ilk-hafta-usd-tl

Bak burayı tekrar etmek istiyorum, Dolar endeksinin düştüğü günlerde, Dolar’ın TL karşısında tarihi rekor kırması hiç ama hiç normal değil. Aynı durum 94 krizinde görmüştük yukarıda. Şu an, 94 krizi benzeri bir “tutamama” durumu söz konusu. Dolar endeksi düşse bile fayda etmeyebilir.

Ülke içi negatif yönde çok hareketli, çığ gibi büyüyor sorunlar.

B- Neden 2017 Sonbahar?

2014 yılında Dolar 2 TL iken doların 2015 yılında 3 liraya çıkacağını söylediğimde inanmamıştı kimse, uçuk bulmuşlardı. 3 lirayı gördü. Darbeden çok önce, mayıs civarı hükümet değiştiği sıralar Dolar henüz 2.90 lira iken, yıl sonu dolar 3.30 olur demiştim. Bu tahminlerin hepsini, Türkiye’nin yönetimindeki aksaklıkları ve de dolar endeksinin yükselişini öngörerek yapmıştım. (darbeyi öngörmediğim için 3.60’lara çıkacağını elbet tahmin edemedim o vakitler)

Bir kaç ay önce dolar 3.30’u gördüğünde,”böyle giderse, dolar 4 de olur 5 de olur” demiştim. Şimdi bunu biraz genişletmek istiyorum. Dolar’ın sonbahar 2017’de 5TL ile, 8TL arasını görebilme potansiyelinden bahsetmek istiyorum!

Çünkü, dolar endeksi, yaza doğru 110 puanı geçip, 113 puan civarını görebilir. Basit bir trend takip grafiği yaparsak, bunu görmek mümkün.

dolar-endeks-teknik-analiz

 

dolar-endeks-teknik-analiz-close-up

Dolar endeksinin %10’luk ekstra artışı demek, bu kadar kötü giden ekonomide TL’nin %100’lük bir değer kaybını işaret edebilir. TL’nin Doların karşısında %100 değer kaybetmesi demek, doların 3,64’ten 7.30’ları görmesi demek!

Tabiki endeksin, 96-100 aralığına çekilmesi de mümkün. Veya 113 puana kadar çıkmayıp, daha alt seviyelerde kalma ihtimali de var. Büyük olasılıklardan biri, 2017 içinde 1 dolar = 1 euro olması. O da endeksin yaklaşık 107 – 109 aralığına gelmesi demek. Bu seviye de kırılırsa, göstergeler endeksin 2017 içinde 113.50 puana kadar ilerleme potansiyeli olduğuna işaret ediyor.

 

C- Dolar Endeksinin sonbahara doğru 114 puan civarını gerçekten görür mü?

İlk soracağınız sorulardan biri bu olacaktır. Bu soruya kimse net cevap veremez. Sadece göstergeleri takip edip tahmin yürütebilir. Kabaca bir temel analiz yaparsak, bu soruya “evet” cevabı verebiliriz.

Amerika’nın bir kaç yıl içinde yeni bir ekonomik krize girmesi mümkün. 2008 ekonomik krizine yol açan CDO’ları (mortgage fonları) krizden sonra kaldırmışlardı. 2015’te farklı adla tekrar piyasaya sundular. Yatırım firmalarının kaldıraç sınırları hala takip edilmiyor. Misal krize patlak verdiren Lehman Brothers, 1’e 30, 1’e 35 kaldıraçla işlemler yapıyordu. %3 – %5 arası bir kayıp tüm malvarlığının gitmesine neden olan bir risk taşıyordu. (milyar dolarlık firma özetle CDO ve kaldıraç yüzünden battı denilebilir) Bu krize neden olan kişiler cezalandırılmak şöyle dursun, Obama yönetimine mali danışman yapıldılar. Yani 2008 krizini tekrar etme ihtimalleri bulunuyor. Fakat bunun gerçekleşmesi için bir 5 yıl vardır en azından! Ve bu kriz olana kadar ABD ekonomisi büyüyecektir diye düşünüyorum.

Bu güne baktığımızda, ABD ekonomisi oldukça iyi durumda. 1980’de dünya ekonomisindeki payın %25’i ABD’nindi, şimdi %17lere düşmüş durumda. Fakat, Amerikan şirketleri, deniz aşırı ülkelerle iş yaparak, Amerika’yı tarihi zirveye taşıyorlar. Amerikan tarihinde ilk defa, dünyadaki en değerli ilk 13 şirketin, tamamı Amerikan şirketleri. Sadece ilk 3 şirketinin toplam piyasa değeri (apple, google, Microsoft) Alman borsasının tamamından fazla (DAX). Dünyadaki en değerli 100 şirketin 58’i Amerikan!

Bu şu demek, Amerika’nın ülke olarak dünya’daki ekonomik ağırlığı azalsa da, şirketleri aracılığıyla dünya ekonomisinin yarısında etkin. En azından şu an için. Bu da dolara güç kazandıracak bir şeydir.

Öte yandan, terazinin diğer tarafı olan, Avrupa’da işler iyi gitmiyor. İngiltere AB’den ayrılıyor, İtalya yönetim belirsizliği ve batmakta olan bankaları var. Belini hala tam doğrultamayan Yunanistan ve İspanya, bir de üstüne Tüm Avrupa’nın hala çözemediği göçmen sorunları var. Tüm bunlara, FED’in faiz artıracak olup, avrupa merkez bankasının faiz arttırmayacak oluşu eklenince tahminim “Evet, dolar 2017’de 110 puanı bulabilir” oluyor.

D- Dolar Endeksinin %10 artışı niçin TL’nin %100 değer kaybına neden olsun?

%32’lik endeks artışı, %108 Dolar TL’de artışa sebep oldu. 1’e 3,4 gibi bir oran. Bu oranı koruyarak konuşsak, %10’luk bir endeks artışı, %34 daha TL’ye kayıp yazar. Dolar 3.64’ten %34 artışla 4.88’e çıkar.

Fakat bundan daha büyük etkisi olacağını düşünüyorum. An itibariyle, 2 kat artmış olan dolar, zaten pek çok firmayı zorluyor. Çoğu firma borçla döndürüyor dükkanı. TTNet gibi dev bir firma bile eylül ayında kredisini ödeyemedi. Son 6 ayda hisseleri %20 değer kaybetti. TTnet sadece bir örnek.

Merkez bankası üzerinde faiz indirmesi baskısı var. Fakat yapması gereken faizleri arttırmak. “Ekonomik doğru” ile “politik baskı” arasında kalan MB, faiz arttırmamakta direnirse, veya %2-3 arttırması gerekirken, %0,25, %0,50 civarında “ne şiş yansın ne kebap” durumu davranırsa; o zaman doların yükselişi önlenemez.

Ve son olarak 8 aralık 2016’da Başbakan’ımızın açıkladığı muhteşem ekonomi kurtarma paketi! Paket özetle şunu vaad ediyor: “Zaten borçlu olan Kobilere ekstra borç verilecek, Kobiler bu borcu sonbahar 2017’de geri ödeyecekler!” Zaten dükkanı döndüremeyen, eksiye giden, gırtlağa kadar borç içindeki Kobi’ye yeni borçlar yüklenecek. Bu Kobi’nin borçluluk miktarını arttırmaktan başka bir fayda getirmeyecek bir şey. Ama krize esas öldürücü risk etkisi, Kobi’nin borcunun artmasından değil, bu kredinin finansmanından geliyor. Sıkı durun bu borcun finansmanı nereden çıkacak?

2001 krizi sonrası, yeni bir bankacılık krizi olmaması için, bankaların belli miktar teminat yatırdıkları bir havuz oluşturulmuştu. Herhangi bir banka nakit sıkıntısı yaşarsa, ona destek olabilmek için. bu sayede bankaların batma riski minimize ediliyordu. Şimdi bu açıklanan ekonomi paketinde, bankacılık için ayrılan teminat, Kobi’lere kredi olarak verilmesi planlanıyor.

Bu uygulama, ekonominin altına dinamit yerleştirmek gibi bir şey! Bankalar çok ufak sarsıntılarda bile batabilmesine neden olacak bir uygulama! O gün, bu açıklamalardan önce dolar 3.34’e kadar düşmüştü. (bir hafta önce, 3.60’ı gördükten sonra, CB “dolarları bozun” çağrısı yapmış, TMSF, Borsa istanbul, PTT, Merkez Bankası vs pek çok kurum elindeki dövizi bozmuş, dolar 3.30’a doğru geri çekilmekteydi) Açıklamalardan sonra tekrar 3.50’ye geldi. Çünkü bu plan, ekonomiyi kurtarmaktan ziyade, bir kaç ayı kurtarıp, sonrasında ekonomiyi darmadağın edecek bir uygulamadan başka bir şey değildi.

Şöyle örnekleyim. Bir TR Bankası yurtdışından aldığı krediyi düşünelim. 2013 yılında 1.75 dolar kurundan 10 yıl vadeli %0.7 faizle dolar olarak kredi almış olsun bir yurtdışı bankasından. Yurtiçinde TL ile kredi verecek, geri ödemesini de tekrar dolar ile yapacak olsun. Kolay hesap için 100 milyon Dolar kredi aldı diyelim. Yurtiçinde de bunu TL’ye çevirip (175 milyon TL) bunu insanlara, TL olarak %30 faizle mortgage kredisi verdiğini düşünelim. Dolar aynı kalsa, Banka, 1 milyon TL faiz, 175 milyon TL anapara, toplam 176 milyon TL ödemesine karşılık, 10 yılda toplamda 230 milyon lira geri alacak. 50 milyon lira civarı gelir, oldukça iyi bir yatırım gibi gözükebilir. Fakat 2015’te dolar 3TL olunca, bankanın hesap şaşıyor. Çünkü, dolar sabit kalsa, 176 milyon TL ile borcunu ödeyecek olan banka, borcunu ödemesi için 300 milyon TL’ye ihtiyaç duyuyor. Bir anda 70 milyon TL zarar ediyor. Ama burada bitmiyor. Dolar 3.64 oluyor, zararı 130 milyon TL’ye çıkıyor. Banka bu borcu ödemede zorluk çektiğinde, oluşturulan havuzda da para olmayınca ne olacak? Bankalar yeni borçlar alacak, ama bu sefer “bankaların risk faktörleri” yüksek olduğu için; çok daha yüksek faizlerle alacaklar bu borcu. 2001 krizinde %3000’lere kadar çıktı bu faiz ve bir sürü banka battı! (Not: kredi ödemeleri genelde aylık olur, fakat detaya girersem çok karışık gelebilir. Pi’yi 3 aldım diyebiliriz bu hesapta)

Bunlara ilaveten pek çok alanda işler hiç iyi gitmiyor. Terör, rejim değişikliği, OHAL’in tekrar tekrar uzatılıp, KHK’lar ile meclisin bypass edilmesi, tutuklu vekiller, darbe etkisi, adelete duyulan güven kaybı, dolup taşan cezaevleri, sokaklardaki cinnet halleri, mallara el koymalar, yüksek işsizlik, cari açık, hem devletin hem işletmelerin hem bireylerin yüksek borçlanması, anti demokratik uygulamalar, hukuksuz uygulamalar, Suriye’deki savaşa aktif katılmamız, Irak ile restleşmeler, Avrupa Birliğiyle kopma noktasına gelinmesi, satılamayan evler doluyken inşaat yapımlarının hala devam etmesi ile çöküşe geçen emlak sektörü, dibe vurmuş turizm, dipten hiç çıkmayan tarım vesayre vesayre..

Bir patlamada ölme riski içinde, daha doğru düzgün elektrik bile verilemeyen bir ülkeye yabancı niye yatırım yapsın? Elektrik kesintisinden fabrikada 1.000 tane işçisi boş kalan fabrika sahibi, o günün zararını bu dolar kuruyla nasıl çıkartsın? Sırf elektrik kesintilerinin bile ülkeye kaybı Milyar dolarları bulabilir.

Bunları tek tek açıklayıp, yazıyı daha fazla uzatmayacağım, bunlar pek çok yerde yazılıp çiziliyor. Burada teknik ve temel analiz ağırlı incelemeyle, doların 2017 sonbahar’ında muhtemelen 4,5TL’yi göreceğini, 8TL’yi görme potansiyeli olduğunu ekonomik bir incelemeyle, politikaya çok girmeden açıklamaya çalıştım.

Özetle

2017 Sonbahar’ına kadar:

  • Dolar Endeksi 114 puana yaklaşırsa,
  • OHAL devam ederse,
  • Terör saldırıları devam ederse,
  • Bankacılık havuzu boşaltılırsa,
  • TC Merkez bankası, %2, %3, hatta belki %5 %10 faiz arttırması gerekirken, faiz artırmaz veya az arttırırsa,
  • Anti demokratik uygulamalar devam ederse,
  • Başkanlık sistemi adı altında rejim değişikliği olursa,

Dolar 5 TL’yi görür, 8 TL’yi görme potansiyeli taşır diyorum.

Muhtemelen krizin başlangıç tarihi, dolarla kredi çeken büyük bir firmanın borçlarını ödeyemeyip iflas ettiği an olur. Diğer firmalar da peşi sıra domino gibi düşer.

Son Notlar:

1- Ne bu yazıda, ne daha önceki yazılarımdaki hiç bir söz, yatırım tavsiyesi değildir. Yazdıklarım tamamen şahsi düşüncelerimdir.

2- Ak troller hiç okumadan yorum yazar, “ne meraklısın ülkenin batmasına” vs gibisinden. Ülkenin batmasının bana bir faydası yok. TL değer kazanacak olsa, ben ondan da kazanırım. Önemli olan doğru öngörebilmek. Misal son 2 haftadır (altın dip değer gördüğünden beri), altın dolar paritesinde oynuyorum ağırlıklı (XAUUSD). Bu parite, Türkiye ekonomisindeki iyi veya kötü olaylardan etkilenmeyen bir paritedir.

3- Bana sürekli yurtdışına yerleşmekle ilgili mesaj geliyor. Her bomba patlayışında, 10’larca 100’lerce mail yağıyor. Cevap veremiyorum çoğuna yoğun mesaj miktarından dolayı. Ama mesajlar genelde, “şu kadar gelirim var, şu kadar nakit param var, -bazısı evi arabayı satarsam şu kadar olur diyor-, kamboçya’ya yerleşsem geçinebilir miyim sizce?” diye. Türkiye o kadar kötü yönetildi ki, Kamboçya şu an Türkiye’den pahalı bir ülke oldu. Ekonominin de ötesinde, Can korkusu var. Sokakta bir patlamada ölmekten korkuyor insanlar. Dahası, insanlar ellerindeki mal varlığını alıp başka ülkelere gitmeyi araştırıyor. Bunu da genelde vasıflı ve aklı çalışan insanlar yapıyor. Bu şu demek, Türkiye’den yerli sermaye çıkışı da olacak ve işgücü kalitesi düşecek demek. Türk ekonomisi için kombo!

4- 2008 ABD ekonomik krizini 2004, 2005 yıllarından öngörenler, bu tahminlerinde krizin başlangıç tarihi olarak 2007’nin 2. çeyreğini öngörmüşlerdi. Kriz 2008’in 3. çeyreğinin sonlarında patlak verdi. Benim öngörümde de benzer sapmalar olabilir.

4- Bu yazıyı, kopyala yapıştır ile kendi sitenize yüklemeniz telif hakkı ihlalidir. “Alıntı” yapmak, kaynak göstererek bir yazının belli kısmını alıp, onu kendi yorumunuzla sunmaktır, bu serbesttir. Kaynak gösterseniz bile, yazının büyük kısmını veya tamamını kopyalayıp sitenize koyup beleşçilik yapmak suçtur! (herşeyden önce google’a mesaj atıp telif ihlalini bildirince, ihlal şekline göre tüm adsense hesabınız dondurulabilir. Ayrıca telif ihlali tespit edilen websiteleri, google arama sonuçlarında konumu düşer)


Bu kadar uzun yazıyı sonuna kadar okuduysanız teşekkürler. Umarım sade bir şekilde açıklayabilmişimdir.

Yazıyı arkadaşlarınızla paylaşırsanız sevinirim.

Takip için:

www.facebook.com/dunyabirmasaldir
www.instagram.com/ozgur_cagdas/
www.youtube.com/user/OzgurCagdas

 

Share/Bookmark
Share:

60 comments

  1. Çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık. Ülkede hukuk diye bir şey kalmadı. Halk, başına bir şey gelse mahkemelerin yardımcı olmayacağını düşünüyor. Adil davranılmıyor çünkü.

    Gençlerin tamamı – AK itler dahil – fırsatı bulsa yurtdışına *kaçmaya* niyetli. Bu da anlaşılır bir durum. Ne özgürce gezip dolaşırsın, ne paran var, ne iş var, ne bilime sanata değer veriliyor.

    Ben de online girişimimden aylık 750-1000 USD aralığını bulduğum an daha sık çıkacağım yurtdışına.

  2. Sonuna kadar okudum, belki de ekonomi, TL ve dolar etkileşimi hakkında ilk defa bu kadar sade ve net bilgilendim.

    Kahvaltı yapayım bari 🙂

  3. Sizce Altına mı geçsem
    3000 TL var. En kötü enflasyondan korurum
    3 tane cumhuriyet altını
    2014’te 600 tl den 2 tane almıştım şu an 940 tl
    1 yıl önce almadığım için pişmanım
    Hem kaos zamanlarında bile altın geçerli

  4. Her bir kelimesi nokta atışı , işin özünü güzel anlatan bir yazı olmuş…. Güzel ülkemizin bu durumlara düşmesine üzülüyoruz ama gidişat bu günleri bile ariycakmisiz gibi görünüyor. 2001 krizinde bir çok seyimizi kaybetmistik ailem ve ben… Allah o günlere döndürmesin ülkemizi ama malesef teknik açıdan bakinca daha kötüsü kapıda..

  5. Çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık. Umarım dedikleriniz gerçekleşmez ama bende sizinle aynı düşünceleri paylaşıyorum. Bu ülkenin sonu çok hazin olacak gibi. Bugünleri mumla arayacağız. Darbe, sel, deprem doğal afet bir şekilde atlatılır ama ekonomik kriz bir ülkeyi yerle bir eder. Allah yolumuzu açık etsin.

  6. çok güzel bir araştırma olmuş. elinize emeğinize sağlık.

    Yazıya bir özet de ben eklemek isterim : TEK DERDİMİZ BAŞKANLIK S..MİŞİM EKONOMİYİ MODUNDA GİDİYORUZ.

  7. Gayet rasyonel bir değerlendirme olmuş, elinize sağlık. Ancak geçmişe bakıp ön görü yaparken insan hatası faktörünü de hesaplamak gerek. Dolar endeksine göre 3 kat hızlı değer kaybediyorsak bu geçmişe göre aynı oranda da olmayabilir. Sanıyorum bu nedenle yazının sonunda 5 ile 8 TL arasını görür dolar diye bitirdiniz.

    Sevgiler.

  8. Yazınızı sonuna kadar okudum. Ekonomi dışında söylediklerinize sonuna kadar katılıyorum. Ger.ekten çevremdeki bir çok kişi fırsatını bulsa yurt dışına çıkıp bir daha dönmeyecek duruma geldi. Ben de bu düşüncedeyim. Üniversite bitsin hemen yurt dışından bir üniversitede yüksek lisansa başvuracağım. (Bakalım kabul edecekler mi?) Şimdiden yurt dışına staj başvuruları yapmaya başladım.

    1. evt insan hatası faktörü diyebiliriz elbet. Hata da ısrar etmemek gerek ama malesef ısrar ediliyor. Yazıyı haftasonu yazdığımda 3.64’tü, şimdi 3.90.. bu kadar hızlı beklemiyordum inanki, geometrik artış var..

  9. Elinde 1 milyon ve üzeri nakti olanlar için tavsiye verebilir msnz? Yani benim anladığım sizin gibi teknik verilerle değilde yine kendi çapında yaptığı işle kendi sektöründe olayları değerlendirip krizin olacağına inanan birisi olarak diyelim. Para kazanma tavsiyesi değil de kar etme düşüncesi olmadan paramın değerini(alım gücünü) en garanti şekilde nasıl koruruz? bir önceki yazınızda benzer bir yüzdelik yatırım tavsiyesi vermiştiniz

    1. Merhaba, sanırım yanlış anlaşıldım. Bir önceki yazıdaki tavsiyem, benim yaptığımı yapmanız değildi. Tavsiyem, “Yatırım konularının kendisiyle ilgenilmesiydi”. Paylaştığım oranlar kendi portfolyomdu.

      şimdiki portfolyomu sorarsanız, euroyu sıfırlayıp o oranı tamamen altına aktardım. (altın 127lere kadar düştüğünde) Yaklaşık %30 altın %70 dolardayım şu an.

    2. Arsaalıylrum kardeşim şuan 2 milyona ..ben aldığım için sana da tavsiye ederim yer Üsküdar ve Beykoz Göksu …tek sorun emlakçılar cok düdüklüyor istersen kendi aldığım yerden aldırırım ..bırak para korumayı 6 ya katlamasını bekliyorum tl bazında

  10. Bu nasıl bir yazı yiğidim seni tanımak istiyorum desem akabinde tanış olsak, bu denli özenle yazılmış ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu 10 sayfa ile rasyonel bir şekilde açıklayan yiğidin karşısında iki kelam etmek ne mümkün. Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nde 338 evet oyu ile referanduma gideceğimiz kesinleşmiştir. Milleti Temsil eden kurumdaki vekillerin ekseriyetinin basiretinin bağlanmış olduğu gün gibi ortadadır. Bu basireti bağlanmış olan vekillerin dolduramadığı o koltuklarda, Özgür Çağdaş gibi değerlerimizin olmasını isterdim.

    Başarılarınızın devamını dilerim.
    İyi günler

  11. Uzun zamandır okuduğum en açıklayıcı yazı. Yeni bilgi edindim. Ön görü bu şekilde bilimsel yapıldığında toplumun kendini en kötü senaryoya göre hazırlaması, gerekli önlemleri alması içindir. Umarım bu analizleriniz ile birilerinin gözleri açılır.

  12. Selam Kardeşim, Tayland parasi niye değer kaybetmedi? çünkü istikarlı bir tek sesli yönetim var ondan.

    Bizde sn cumhurbaşkanımızın önderliğinde o yönetim seviyesine geçmeye çalışıyoruz. hemen geçelim ki sıkıntı büyümeden ülkemiz toparlansın gelişsin.

    1. şaka yapıon sanırım 🙂 son 5 yıl içinde net olarak 6 ay kadar bir süre Tayland’da yaşamış biri olarak sana şunu söyleyim. “Tayland serbestliktir!” sokakta kimse “dükkanın önüne park etme” diye kavga çıkarmaz. kralın sarayın önünde evsiz uyuyabilir, polis evsizleri kovalamaz.. hoşgörü vardır, sekse doygundur insanlar. Misal dünyanın seks turizm merkezidir ama birisi birine tecavüz ederse idamla yargılanır. Bizdeki gibi tecavüzcüsüyle evlendirelim saçmalığı olmaz.

      Ayrıca tek sesli yönetim yok orda, askerler de aktif kral da başbakan da.. (belli derecede) bizim 90lar gibi..

  13. Elinize sağlık, guzel bir yazı olmuş…

    Zorunlu kesintiler, zamlar ve ek fon yaratımları ile iyice rekabet gücünün de zayıflatıldığını söylemek lazım kırılganlık için. Bireysel emeklilik fonlarının nasıl yönetildiğine bu kaynakların da çarçur edildiğine, yap işlet devretlere verilen gelir garantilerin de yüküne bakarsak daha da fend bir table çıkıyor.

    1. “fena bir tablo” yu otomatik duzeltme karıştırmış…

  14. Elinize emeğinize sağlık.

    Benim aklımı kurcalayan şey şu oldu: Dolar endeksi bu kadar büyük ve önemli bir gösterge mi? Eminim ki bu işin profesyonelleri bu endeksin değerini biliyorlar ama bu yazı bizim gibi garipleri hedeflediği için o kısım birazcık eksik kalmış sanki. Yani tamam dxy yükselişte ve buna karşılık da tl değer kaybediyor. ama bu dxy ne menem bir göstergedir böyle? Umarım bu konuda da birkaç şey yazabilirsiniz.

    İkinci bir nokta da şu: Madem bu kadar kötüyüz neden daha batan bir şirketi duymadık? Acaba hükümet firmalar batmasın diye bir şeyler mi yapıyor?

    Yazılarınızın devamını diliyorum. Tekrardan emeğinize sağlık.

  15. Erbakan Hocanın başbakan olmadan önce halka şöyle bi taahhutte bulundu : Memurlara %50 zam emeklilere %200 zam . Ve Başbakan olduktan sonra verdiği sözleri harfiyyyen yerine getirmiş oldu. O yıllarda şuanki 2017 yılının başındaki gibi ekonomik bir durgunluk vardı. Ve bu emeklilerle memurlara zam yaptıktan sonra aradan 3 ay geçince piyasada ekonomik hareketlenme başladı. Türkiye’de Türkiye’nin tlsiyle altın alınabiliyor dolar da alınabiliyordu. Ve tl ile binbir cesit ürün alinmasinda herhangi bir sıkıntı yok. Türkiye piyasasında tl ile alışverişte bir sakınca olmadığı gibi iç piyasada ne kadar tl bolluğu olursa iç piyasa canlanmasi o kadar da hareketli olur. Örneğin piyasaya devlet bu şekilde aylık 20 milyar TL sürmüş olsa zaten %18 i kdv olarak bu para devlete geri dönüyor. Hem burda devlet kazanacak. Hem halk kazanacak Hem de iç piyasada fazla borclanma olmayacak. Çünkü alışveriş bol olduğu için. Türkiye’de %15 enflasyon gayet doğaldır. Nedenine gelince bir ürüne aylık ortalama %2 zam gelecek olsa mal değerli para değersiz olur. Mal değerli olduğu için herkes parasını ürüne bağlamak ister. Piyasada canlılık daha fazla olur daha fazla katma değer olur. Türkiye olarak Çin devletinin sanayisinden ileri olmadığımız için Çin in 2 tl si Bizim 1 tl miz. Çünkü ucuz mala talep daha fazla olur. Bizim Türkiye olarak Çin in 2 tl si Bizim 3 tl miz olması gerek. Türkiye daha çabuk kalkinir. Para çok değerli olunca fazla alışveriş olacağını sanmıyorum. Elit tabakaya alışverişte %10 hitap edersin orta kesime %50 alt kesimede %40 hitap edersin. Alt kesim üst kesim olunca orta kesimde biterse , orta kesim olmayınca dengeleme söz konusu değil o ülkenin yıkımı demektir. İlk gülen Siz olun. Saygılar.

    1. Katma Değer üretmeye yönelik olmayan eylemler ancak geçici hareket sağlar. Parayı dikkate almadan ülkenin elindeki değerleri değerlendirin, sonucu görmek daha kolay.

      İnşaat ile oluşan ekonomi maalesef ki krediler sebebiyle zaten suni bir artıştı. Konut fiyatları gerceği yansitmayacak sekilde yükseldi. İşin daha da kötü tarafı kredilerden gelen bu rakamların neredeyse tamami tüketim olarak harcandi. Sanayi, tarim, bilişim vb katma değer kazandiran hiç bir alana yöneltilmedi.

      Şuan ki açıklama ve uygulamaların tamamının gecici fon yaratmaya çalıştığı çok açık. Bilgi sahibi değilim ancak Bireysel Emeklilik Fonlarinin dahi farkli alanlarda kullanilmak uzere olusturulduğunu dusunuyorum. %25 ek katki cok yuksek; günü kurtarip “10 yil sonra kim burda olursa bireye o ödesin” fikriymiş gibi geliyor.

      Yatirim neredeyse tamamini ülkemizde yapan biri olarak maalesef, yazidaki yazilanlar oldukça profesyonel bir çalışmanın kısa ve DOĞRU özeti.

      Umarim yaniliyorumdur; ve büyüyen ekonomik kriz balonu değil benim paranoyamdır.

    2. Devletin para basarak ekonomiyi canlandırmasını tavsiye eden arkadaşlar:
      Bu politika aksine döviz fiyatını daha da yukarı çıkartır. Hane halkı tüketim yaparken ithal mallarını kullanıyor. Yani cep telefonu, smart tv….. Çeşitli gümrük vergileri ile ithalata sınırlama getirilsin diyen olabilir. Yine fark etmiyor. Yerli üretim için bile %60 civarı ithalat yapmak gerekiyor. Ülkede elektrik bile doğal gaz ithal edilerek üretiliyor. Dövizin düşürülmesi mevcut ekonomik yapıda acı reçeteler ile sağlanır. Ülkede toplam tüketim kısılmalı, piyasadan TL’ çekilmelidir. Kamu harcamalarında tasarruf edilmelidir. Sağlıksız büyümüş olan inşaat sektörünü koruma politikalarına son verilip faiz arttırılmalıdır. 5-6 ay boyu dövizdeki dalgalanma son bulursa zaten istikrar oluşmaya başlayacaktır ancak ülkedeki politik riskler acı reçeteleri bile faydasız kılabilir.

  16. Ben teşekkür ederim yazınızın uzunluğunu hiç dert etmeyin….Okumak isteyen kitleye yazmanız kıymet bilinmenizi sağlar…. Politikadan uzak Çok değerli bir çalışma olmuş elinize gönlünüze sağlık

  17. Başkanlik sistemi ile yönetilen ülkelere bir bak, USA hariç birakildiğinda kişi başi milli gelir ortalamasi 6 bin dolar. Sadece beğendiğin ve beğenmediğin 10 ülkeyi bir kağida yaz ve bak kaçi başkanlik ile kaçi parlementer sistem ile yönetilmektedir

    1. İşte buna sinir oluyorum. Birader YOK OLMAZ TÜRKİYE’ DE BU SİSTEM. Uğraşmayın

  18. yazını okumadım bile.. sadece başlığa bakarak… 4,30 – 4, 40 ..HORSESHIT!

  19. Elinize sağlık. Bu ortamda borcu olan ne yapsın? İnşaat sektörüne üretim yapan bir fabrikamız var, işler gün geçtikçe kötüye gidiyor, eleman çıkarmak, küçülmek mi gerekir? Borcumun tamamını kapatacak mal varlığım var ancak değerinde satış yapamıyorum. Dolar 3,36 iken 1.250.000 Tl kredi çektim dolar almak için son anda vazgeçmiştim, almış olsaydım al-sat yapmadan 1 yıllık faizini karşılamıştı şimdiden. Şu an için faizler ucuz, MB elbet artıracak böyle gitmez !

  20. Yazınızda ne kadar haklı olduğunuzu bildirmek isterim uzun zamandır bende analiz yapıyorum ve dolar 2,30 civarında iken 82,60 dan altına geçmiştim analizler ancak bir ülkenin içinde bulunduğu durum açısını sona aldığınız zaman sizi tatmin eder ki tıpkı sizin yaptığınız gibi o zaman kaybetmeye biraz daha uzaksınızdır. yazdıklarınız ile halkı bilinçlendirdiğiniz için size teşekkur ediyorum.

  21. mürekkep yalamış bir esnaf olarak okudum. umarım yanılırsın. başka diyecek birşey bulamıyorum…

  22. Özgür Bey merhaba…

    Öncelikle yazınız gerçekten harika… Çok açık bir şekilde politikadan uzak ve gerçekçi verilerle cadıyla deveyi ortaya koymuşsunuz…
    Ekonomiden anladığım kadarıyla gerçekten Türkiye şu an çok ciddi bir krizle karşı karşıya. İşin daha da kötü tarafı yöneticilerimiz maalesef yapılması gerekeni umursamıyor onun yerine içi boş kabadayılıkla göz boyuyorlar (ABD, Avrupa bize düşman edebiyatı artık yeter, dünyanın umrunda olmadığımızı ne zaman anlayacağız merak ediyorum).
    Bazen insanlara bakıyorum maalesef onlarda da hiç bir ışık yok. Aldığı maaş 800 dolardan 600 dolarlara düşen arkadaşım var. İşin kötü yanı bu adam iyi bir üniversiteden mezun. Yüz kere gitgide fakirleşiyoruz dememe rağmen o hala başkanlık sistemi gelince ekonominin düzeleceğini sanıyor…
    Ben artık yönetimi suçlamayı bıraktım. Mevcut demokrasilerde ortada bir başarısızlık varsa bunun sebebi yönetimler değil kesinlikle HALKTIR… Bu adamlar uzaydan gelip yönetimi ele geçirmediler, bizzat kendi el ve ayaklarımızla biz oy verdik. Sorgulamayan, eleştirmeyen ve iğrenç televizyonlarımız dışında gerçek habere ulaşma şansı olmayan insanlar kendi sonunu hazırlıyorlar…
    Dindar biri kesinlikle değilim ama Hz.Muhammed’in mükemmel bir sözü var ‘Siz nasılsanız öyle insanlarla yönetilirsiniz’. Türkiye’de şu an 50 milyon ilkokul mezunu yada hiç okul görmemiş insan var (dikkat edin ilköğretim demedim, ilkokul dedim)…
    Dolayısıyla kısa vadede Türkiye’ye yönelik hiçbir umudum yok. Halk değişmediği sürece hiçbir partinin bir değişim yapacağına inanmıyorum AKP,CHP yada XQP…
    Biraz uzun bir cevap oldu ama demek istediğim şu: bırakın yöneticileri bence suçu kendimizde arayarak iyi bir başlangıç yapabiliriz…

  23. Bir psikoloji mezunu gezgin için fazlaca detaylı bir iktisadi analiz olmadı mı? Bütün bunlar senin senarist zihninden mi çıktı? Bu durumda seyyahlığı bırakıp da iktisadi analizler yapman daha uygun. Ülkene dön de insanlarına faydalı ol madem. Sadece yazacağına; aktif siyasete buyur. Bu milletin kurtuluşu senin gibi zeki insanların elinden olacaktır.

  24. Merhabalar epey uğraşıp emek verip anlaşılabilir bir yazı yazmışssın. Sen Tayland’ı örnek vermişsin ama Bulgaristan’ın para birim son 10 yılda 1 TL1,1795 Lev iken bugun 1 lev = 2,10 tl , 2006’da Çin Yuanı 1 tl 6,38 CNY yuan iken bugun 1 tl 1,78 yuan. Bir çok gelişen ekonomi değer kaybediyor merdiven gibi düşünürsek onlar 1 basamak 2 basamak geri düşüyor biz ise yuvarlanarak aşşağı sıkıntılı bir durum…

  25. ÖZGÜR ARKADAŞ.yazın ekonomi bir profesöre fazlasıyla nispet yapar derecede,EMEĞİNE,YÜREĞİNE SAĞLIK. TEK SORUM OLACAK;Yukarıdaki şartları(Ohal,anti-demokratik durumlar,terör saldırıları devam ederse vs.) bir kenara bırakırsak,garyrimenkul birşeyi yarın satıp,dolara ve/veya altına yatırmamızı önerir misiniz ?

  26. Özgür bey sonuna kadar ilgiyle okudum. İnsan nasıl ilgisiz kalabilir zaten. Net ve açıklayıcı olmuş. Bunun için teşekkür etmek istedim sadece.
    Bu şekilde net, pür bir açıklama daha bulamazdım sanıyorum, teşekkürler.

  27. Kardeş ne yaptın sen ya hayatımda bir Romanı bile okuyup bitirmiş bir insan değilim ama yazınızı soluksuz kelime eksiksiz tamamını okudum Harika bir yazı ve öngörü altına imzamı atarım bilgilendirme için ayrıca minnetlerimi sunarım çok teşekkürler..

  28. Uzun zamandır okuduğum en mantıklı analizler. Elinize emeğinize sağlık.

  29. En kötü senaryoyu yazarak ben demiştim demeyi bekliyorsun. Bence ama Türkiye 10 15 yıllık bir devlet değil onca darbe ve krizi aşmış bir ülke bu durumu aşacaktır ki faizleri arttırmak borçların yapılandırılması sonucu daha artmayacak mı?

  30. Hocam kalemine sağlık, sonuna kadar okudum. Sadece siz değil Türkiye’nin bir çok ileri gelen ekonomisti bu uyarıları yaptı ama dinleyen yok, dileriz ki ülkemiz en kısa zamanda bu krizi de atlatıp refaha kavuşur. Ama asıl soru eğer kriz atlatılamazsa ne olacak ?

  31. Güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. Genel olarak katılmakla birlikte bazı katkı ve bazı noktalara muhalefet görüşlerim var.

    AKP ilk dönemi özelleştirmeler ile kamu borçları kapatılınca, oldukça düşük faiz ile borçlanma fırsatı oluştu. Bu sebeple ihtiyaç duyulan döviz miktarı arttı ve böyle bir dönemde endeks üstü parite görmek normal. Yanlış olansa özelleştirmelerin yöntem, şekil ve tutarları. Örneğin THY modeli izlenebilirdi çoğu özelleştirmede. Diğer bir yanlışsa bu dönem düşük faiz ile alınan yabancı krediler hakkıyla ar&ge ve üretime harcanmadı. Hizmet ve refah için harcandığı için deniz bitti sorunu yaşıyoruz. Dolayısıyla dolar şu an 1,60 olurdu önermesine katılmıyorum çünkü her durumda ülkede ihtiyaç duyulan rezerv artmış olacağı için 1,60 üzerinde bir tutar olurdu ancak iyi yönetim olmuş olsaydı şu anki kadar yüksek olmayacağı kesin.

    Yılın 2.yarısı dolar endeksini öngörebilmek için erken. FED faiz arttırımı ve Trump’lı en kötü ihtimaller fiyatlandı. ABD işsizliği çok düşük yani FED’in beklenenin üstünde faiz arttırımı yapması için bir sebep yok şu an. Trend analizinde potansiyel en büyük sapma genelde şundan olur; uzun yıllara dayanan perioda bakıldığında yakın tarihe yaklaştıkça sermayenin daha hızlı hareket edebildiğini görürüz, dolayısıyla eskiye nazaran daha hızlı tepki verir. Klasik teknik analizde para hareketindeki eski dinamiklerin aynı olduğu varsayımı ile yapmış oluyoruz halbuki piyasa daha hızlı hareket ettiği için güncel durumu zaten fiyatlamış olabilir ki ben büyük oranda öyle olduğunu düşünüyorum. Hareketin tamamlanması biraz daha vakit alacağı için endeks bir süre daha yukarı yönde devam edecektir ancak teknik analizdeki 113,50’ye geleceğini sanmıyorum. 105 garanti, 110 üst bant diye düşünüyorum. Ancak yine de gelişecek yeni olaylar endeksi yukarıya taşıyabilir. Örneğin ABD-Çin ekonomik gerginliği hızlı başlarsa, ne şekilde başlayacağına bağlı olarak endeksin ne olacağı o zaman tekrar değerlendirilmesi gerekir.

    Doların Euro’ya eşitlenmesi ihtimali bence de çok güçlü bir ihtimal.

    Amerika’nın tekrar yakın dönemde ekonomik krize gireceği beklentisine katılmıyorum. Kıyaslanan örneğe göre en büyük farklılık işsizlik oranları ve tasarruf oranlarındaki fark. Diğer taraftan olası Çin ekonomik çatışmasından karlı çıkacak olan ABD olur. Her zaman çarpışan 2 ekonomiden hangisi diğerine cari açık veriyorsa o karlı çıkar. ABD’nin Çin’den yaptığı ithalat, Çin’e yaptığı ihracatından fazla. Bu da ABD ekonomisine kesinlikle katkı sağlayacaktır.

    Bankacılıkla ilgili tespitlere %100 katılıyorum. Son 2-3 senenin gündemi olan Avrupa’daki bankaların stres testlerindeki başarısızlıklarına karşılık Türk bankalarının iyi durumu tamamen ortadan kalkmak üzere.

    Buna karşılık TL’ye bağlı değişimin ne olacağını öngörmek gerçekten zor. Birkaç nokta var, yazıda bahsedilmeyen ama kuru direk etkileyen veya etkileyecek diye düşündüğüm unsurlar.

    1) TCMB düşük faiz politikası tam anlamıyla büyük bir arbitraj fırsatı veriyor. TR’den TL ile borçlanıp, dolar alıp hangi ülkeye basıp gider ve dövizle krediye yatırırsanız, sonra dönüp TR’ye TL olarak borcunuzu ödediğinizde her durumda karlı çıkıyorsunuz. Bu durumun devamı TL’yi tamamen spekülatif para birimine dönüştürür ve kurda inanılmaz büyük dalgalanmalar yaşanır, çünkü ülkede borçlanma ve borç kapamadan başka hiçbir işlem yapmayan, bunu yaparken de Türkiye kaynaklarını eriten işlemler hızlanacağı için çok büyük para giriş ve çıkışları olur bu işlemler de çok hızlı olacağı için dengesiz kur hareketleri olur ki bence şu an yaşadığımız budur.

    2) En kritik ve kırılması çok zor olan durum ise, kötü ekonomi yönetimiyle tam anlamıyla stagflasyona girmiş durumdayız. Çok yakında hızla artan enflasyonla karşılaşacağımız neredeyse kesin. İşsizlik oranımız yüksek ve artmaya devam ediyor. Enflasyon artışı devam edecek çünkü 2 temel sebep oluştu ve oluşuyor; döviz sepetindeki artış maliyeti arttırıyor ve buna ek olarak TR’de üretim işletmek gittikçe riskli ve karsız hale geldiği için işsizlik artıyor ancak ihtiyaç aynı oranda azalmıyor. Dolayısıyla arz-talep dengesi de bozuluyor. Bu çift etki stagflasyonu dibine kadar yaşayacağımızdan korkutuyor beni.

    Tüm bunların üzerine halen ekonomide büyük bir kriz yok sadece “dış mihraklar saldırıyor” yaklaşımında olanlar, bu söylemi bir adım öteye götürüp sermayenin serbest dolaşımına kısıtlama getirecek bir hareket yaparsa ve/veya kısmi veya tamamen kapalı ekonomi ortamı oluşmasına hareket ederse, neler olur tahmin etmek gerçekten zor.

    Özetle; doların yukarı hareketi kesine yakın bir ihtimal görünüyor, sanırım buna rakam da verip 4+ demek yanlış olmaz ancak üst bandı bunun 5’de mi, 8’de mi, daha yukarıda mı olacağı ilerleyen zamanda belli olacak gibi geliyor bana.

    1. Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim. Yanıldığım yerler elbet olabilir, sonuçta ekonmist değilim ben, alt tarafı psikoloji mezunu gezgin bi videocuyum 🙂 yaptığım genel bir trend takipi ve korelasyon sadece, yalnızca dolar – TL değil, şimdilik oynadığım tüm paritelerde işliyor. (GAUTRY, XAUUSD, XAGUSD, EURUSD, EURTRY) diğer pariteler hakkında fikrim yok zaten ^^

  32. Merhaba ;

    Güzel bir makale yazmışsınız. Duygularına yenik düşmeyip iç siyasetle doların yukarı hareketlerini bir tutmasaydınız daha inandırıcı olabilirdiniz. Ohal , başkanlık sistemi, anti demokratik uygulamalar dokundurmalarınız yazının amacını gerçekten dipte özetliyor 🙂 Bir arkadaşın dediği gibi ben dediydim demiş ol için size diyorum ki doların 2,80 lere geri geldiği günlerde ( çok uzak olmayan ) görüşmek üzere …

  33. Ekonomiden hiç anlamayan ben bile bu yazı sonucunda çıkarımlar yapabiliyorsam, ve 3 saat önce 3 arkadaşıma bu yazıdan bahsedip, “dolar 8 lira olacakmış adam bir bir anlatmış” diye onları dolara yönlendiriyorsam, ve hemen üstte şuan 18bin beğeni geldiğini göz önüne alıp, 18bin kişinin de beğen tuşuna basmadığını varsayarak; 36 bin kişinin ortalama 4 er kişiden eşit yaklaşık 15o bin kişiye net iletmesi ve o 150 bin kişininde yaklaşık 1 milyona net oalrak doların 8 lira olacağını pompalaması sonucu, merkez bankası yırtınsa da, yukarıda sayılan diğer ekonomik etkilerin yanına, bizim telaşımız da doları yükseltmeyi tırmandırmaz mı ? bunun domino etkisinin başlangıç noktasını tetikleyecek bir etken olmadığını kim söyleyebilir ?

  34. Çok güzel ve açıklayıcı bir yazı olmuş, üniversitede aldığım iktisat derslerinden bile daha çok aydınladım 🙂
    Bloğunuzdaki diğer yazılarınızı da okudum, keyifli ve ufuk açıcı.
    Emeğinize sağlık 🙂

  35. Bir kaç teknik hata yapmılsınız:

    – Eylül’de borcunu ödeyemeyen TTNet değil, TürkTelekom’dur. Daha doğrusu Oger Telekom.

    – Bankalar aldıkları döviz kredilerinin büyük bir kısmını içeride gene döviz olarak kredi veriliyor. TL olarak da verilir, ama öncelikle döviz kredisi olarak verilir. Bu yüzden kredi taksitleri geri ödendiği sürece bankanın kur riski yok. Diğer yandan bu tür krediler için bir miktar sigorta primi ödenir ki kur farkından etkilense dahi banka zor duruma kalmasın. Bu yüzden bankaların kur riski anlattığınız gibi değildir. Tabi eğer verilen krediler batarsa o zaman her türlü riske girer bankalar ama o tamamen başka bir tartışmamnın konusudur.

  36. Fitch rengini belli etti: Türkiye’nin kredi notu ay sonu düşürülebilir.(27 ocak),Birde bu ihtimal var.Yazınız mükemmel olmuş elinize sağlık.

  37. 15 Temmuz’u kurgulayanlar şöyle batacaz böyle batacaz senaryolarını 5 yıldır yoğun bir şekilde yapıyorlar zaten. Vatansız satılmış bu gurup yurtdışında bütün lobi faaliyetlerini Güzel memleketimizi kötülemekle yürütüyorlar. Kimse merak etmesin en kötüsünü görmüş bir ülkeyiz. Bize bu saatten sonra hiç birşey olmaz.
    Ortalığı velveleye vermenin ve insanların moralini bozmanın anlamı yok. Gerekirse hayırlısı böyleymiş der geçeriz.

  38. mukemmel bir yazi eline saglik hocam, dolar 5-8 getirmeden faizi onemli derecede aarttirirlar diye dusunuyorum, bazi yatirim sirketleri merkez bankasinin faizi kademeli olarak subat ve mart aylarinda 0.25 ve 0.5 araliginda arttiracagini ongormus bu su demek dolarin tl karsiinda yukari dogru ani ivmesi devam edecek demek ama dediginiz gibi 5-8 arasinda olurmu bilemem olursa dolar kurunu sabitleyip bankalar sabit kurdan dolar bozdurma zorunlulugu getirirler beklerim yani
    diger bir olayda trump guclu dolar istemedigini acikladi buda bizim acimizdan iyi,
    cok buyuk ihtimalle trump basa gectiginde fed faiz arttirimini durduracaktir bize ne kadar yararli olacak bekleyip gorecegiz

  39. Elimde bir miktar tl var, aksine şu ana kadar altın veya dolara geçmedim. Şu an itibariyle nasıl bir pörtföy tavsiyeniz olur.

  40. Arz talep en değişmeyen 1+1= 2 kuralıdır. Endeksle, başkanla, siyasetle USD fiyatı rölatif/spekülatif olarak değişir fakaaat;
    Aslında o mala(USD) olan ihtiyaca göre fiyat piyasada belirlenir. Talep olduğu sürece o malın(USD bu arada mal demekte hoşuma gitti) değeri yukarı yönlü artacaktır, taa ki nereye kadar talep duruncaya, azalmaya başlayınca kadar.
    Basiti; ortalama hamsi fiyatı 10 TL dir, 5 TL ye düşse de satışı aşırı artmaz bir aile 1 kilo alıyorsa 4 kilo alır 1 kilo buğulama 1 kilo kızartma yapar, 2 kilosunu da dondurucuya atar, ama evdekiler yine mi hamsi der, 3 ay bir daha hamsi almaz..
    Fırtına ( ekonomik kriz ) çıkınca balıkçılar avlanamaz, 10 TL lik hamsi mal az geldiği ama talep sürdüğü için tezgahlarda 20 TL olur %100 artar fiyatı, ama talep aynıdır, biraz talep kısılsa da et almaktansa 50 TL ye ucuz protein olarak balık talep edilir. Fırtına sürerse, mal yine az gelirse, sıradan lokanta sahipleri ki müşterisi istediğinde hamsi yok diyemez, 20 TL lik hamsiye 22 verir yarın yine fırtına varsa 24 TL verir, fırtına sürüyorsa, 5 yıldızlı otel lokantası gelir bu sefer hamsiye 30 TL de verir ve de balıkçıya der ki yarın ne hamsi çıkarsa hepsini alacağım istersen 40 TL olsun önemli değil der… 10 TL lik Hamsi oldu 40 TL,
    Fırtına illa ki bitecektir, 3 gün bilemedin 5 gün( ekonomide 3 ay 5 ay ) herkes pozisyonu nu almıştır artık halk hamsi yemez bir süre, sıradan lokantacı tavuk da ( Euro ) promosyon yapar onu satar, 5 yıldızlı otel depolarını doldurmuştur kardan feragat eder menüsünde hamsiyi tutar,
    Ama bunun üstüne fırtına sürerken devlet bir de balık avlanma yasağı getirirse ( faiz düşüşü ) asıl kriz o zaman başlar, tersine balık ithalatini serbest bırakır ( faiz artışı ) fırtınaya dayanıklı teknelere ucuz kredi verirse ( piyasaya mal getirerek ve her fırtınada mal getireceğini beyan ederse ve arkasında durursa )
    hamsi bollaşır 10 TL li fiyatlara pek inmez 12-13 TL de kalır çünkü artık balıkçı büyük tekne kredisi ödemektedir, balık ithalatçısı soğuk hava depolamasının kredisini ödemektedir..
    Yaa masalı kes sadede gel diyorsanız;
    Hiç merak etmeyin ne devlet ne siyaset ne abd ne o ne bu; usd nin her değer kazanışı bizi u cuz la tır , yani ucuz ülke türkiye nin de ( kokmuş balık ) alıcısı vardır, onlar sipariş vermeye başlar, türkiyenin tüm dişlileri harekete geçer ( balık bollaşır ) 2017 yıl sonu USD iddiam da 3,86 –4,08 bandıdır…ENSEYİ KARARTMAYIN, ÜRETİNDE ÜRETİN, ÜRETİNDE ÜRETİNN

  41. Bankaların dolar borçlanıp bunu piyasada bozdurup TL kredi vermesi çok uçuk bir mantık. Banka bilançolarıyla pek alakanız yok herhalde. Bankalar böyle dev risk almazlar. 300 milyar TL sermayesi olan bankaların kümülatif döviz riski 1 milyar dolar (long!). Yurtdışından alınan fx krediler swaplarla TL’ye dönüyor, banka kur riski taşımaz. kur riskini sadece fx borçlanan özel şirketler alır.

    not: Tl en baba yılda %25-30 değer kaybeder. %100 gibi fantastik rakamları ortaya salıp da zaten zombileşmiş milleti daha da germeyin. kaldı kı TL’nin değer kaybını sadece ve sadece dolar endeksine bağlamak çok primitif bir yaklaşım. biraz daha fazla okuyun sonra analiz kasın.

  42. Makaleyi baştan sona okudum ve doğrusunu söylemek gerekirse istifade de ettim, ama makale sanki sırf Erdoğan karşıtlığı için yazılmış, daha doğrusu makalenin yazarı kriz çıkmasını istiyor izlenimini veriyor, sanki bu krizi çıkartmak isteyenlere hizmet ediyormuş gibi bir üslupla yazmış. Öyledir demiyorum çünkü yazarı tanımıyorum, ama kendisi bu izlenimi çok açık ve net vermiş

  43. bilimsel sonuçlardan uzak bir yazı

  44. Arkadaş kadar fazla araştırma yapmadım ama söylediklerine katılmakla beraber eklemek istediklerim var. 3 yıldır yakından takip ettiğim dolar için söyleyeceğim son zamanlarda sizde dikkat etmişsinizdir.Açıklanan verilerle doların zirve yapması beklenirken düşüşe geçti.(ocak enflasyonu fitch gibi) bugun (7 şubat) tekrar ortada geçerli bir sebep yokken yükselmeye başladı.Bu gibi hareketler toplumda dolar yükselecek düşüncesi ile piyasaya giren oyuncuları silkelemeye yönelik hareketler.Size her zaman geçerli olacak tek tavsiyem doların zirve noktasından yüzde 7-10 arası değer düşüşlerinde bilin ki geri dönecek işte o zaman dolar alma zamanı.Grafikleri inceleyin her zaman bu seviyelerden geri döndü.Birde bazı akplilerin sürekli söyledikleri 5 yıldır batacak hala batmadı söylemini FEDe borçlular.Yılda bir defa faiz artımında ülkenin geldiği nokta ortada.Bu yıl 3 faiz artışı olsun arkadaşında dediği gibi dolar 8 olur.Bu arada kriz ne kadar geç gelirse o kadar geç toparlanma olur.2001 krizi ani oldu 1 2 senede toparlandı piyasa.Bu kriz ülkenin 3 5 yılını elinden alacak.2001 krizini mumla arayacak insanlar.Ülke yavaş yavaş batıyor sanki ayaklarımızın altındaki toprak kayıp gidiyor.

  45. millete yüksekten dolar çakmışsınız. bu yazı tamamen manipülasyon yazısı. dolar 4-4,5 görebilir, ötesi hayaldir. 3.90 dan aldığınız dolarları 3 ay bekleyin. zararınızı bu yazıyı yazıp manipülasyon yapan ödesin.

    1. slm, yazıyı okursan, yazıyı yazdığımda dolar 3.64, dolar endeksi 103tü..

      şimdi endeks 100, dolar 3.95i görüp 3.68’e düzeltme yaptı.

      1- Benim tahminim mart başına doğru 4’e yaklaşmasıydı yazıyı yazarken, beklediğimden çok erken 4e yaklaştı.
      2- 2buçuk puan faiz artışı oldu bu arada. Merkez bankasının bu seviyede faiz arttıracağını düşünmüyordum, fakat bu seviye artışa rağmen hala 3.50lere düşemedi.
      3- Türkiye’nin karamsar tablosunda bir değişiklik olmadı.

      Yiğit Bulut’un Türkiye’nin ekonomisine yön verecek en büyük fonunun 5 yöneticisinden biri olması bile, dolarda olmak için başlı başına bir gösterge, güven veriyor bana.. hele bir de tayyip çıkıp “eyyy Avrupa, sen kimsin ya” ve “faiz lobisi” falan dedikçe zevkle izliyorum grafiklerin çıkışını 🙂

      NOT: günlük oyunda çok iyi değilim, ben 3-5 aylık periyodlarda daha iyiyim.

      NOT2: 3.90’dan bile dolar almış olsan, 4.20 gördüğünde banka faizinden daha fazla kar etmiş olursun.

  46. Özgür kardeş, %70 dolar %30 altındayım demişsin, benim sana tavsiyem şu; ons şu an son geri çekilmesini yaşıyacak 1160-1130 aralığına süzülecek işte o an geri kalan paranıda altına geçir derim, benim öngörüm ABD de bizimkine benzer bir darbe olacağı yönünde trump karşıtı askerler yargıçlar vs. darbese endex 70 leri görebilir. Kendi yazında dediğin gibi avrupada dağılma hesabı yaparken ortam 1800 lere çıkmaya hazırlanan altına kalıcak. Dolarize olmayın Global krizlerin şampiyonu altın, gümüş platinyum alın evinizin kasasında saklayın şayet bir gecede çıkan bir kararla para çekmeler durdurulabilinir, yunanistan hala günde 60 eur çekebiliyor atm den.

  47. Astrolojik döngülere göre (yıldız falı burçlar vb.) bu ülke 20 yıllık aralıklarla ortalama 3 yıl süren ağır ekonomik koşullar yaşıyor. 1919-1922 yılları arası kurtuluş savaşında sırasında ağır buhran yaşandı. 1939-1942 yılları seferberlik zamanında açlık ve fakirlik vardı.1959-1962 arası ihtilal koşulları 1979-1982 arası gene bir buhran. 1979 yılındaki işçi maaşlarının alım gücü 1982 yılında yarı yarıya düşmüştü. 1999-2002 arasında deprem ve buhran…

    Gezegenlerin döngüsel hareketleri ve yıldız falcılığı kurallarına göre 2019 yılına kadar bir kriz beklenmiyor ama 2019 da son derece ağır şartlar var. Öyle ki halkımız açlıkla karşılaşabilir. Belki 2017 de beklediğiniz kriz 2018 e kalır 2019 da da büyük İstanbul depremi bizi perişan eder. Olağan üstü ekonomik felaketlerin astorolojik takvimi böyle…

  48. Yazın oldukça teknik ve gerçekçi olmuş insana Hımmm dedirtiyor içimden geçen inşaallah öyle bir kriz yaşanmaz fakat görünen köyde klavuz istemiyor ne yazık ki

Leave a Reply


Notify me of followup comments via e-mail. You can also subscribe without commenting.