türkiye-genel-seçim-belediye

Tahminleri Doğru Çıkan Biri Olarak, Seçim Sonrası Üzerine:

türkiye-genel-seçim-belediye

Tahminleri Doğru Çıkan Biri Olarak, 1 Kasım Seçim Sonrası Üzerine:

Google’dan gelenler için ön not: Daha önce  Anayasa Referandumu sonrası ülke boka sarcak dedim, sardı. Gezi olaylarında bir sonuç alınamayacak dedim, alınamadı. (sonuç çıkmayacağını bildiğim halde Gezi’yi destekledim). 7 Haziran seçim yazımda, chp+mhp toplamı akp’yi geçer dedim, dolar eylüle 3tl’yi aşar dedim. koalisyon nasıl olur bilemiyorum ama AKP kazançlı çıkabilir, krizin faturasını muhalefete kesmeye kalkışır dedim, seçim söylemi direk onun üzerine kurdular. ülkenin en büyük sorunu suriyeliler dedim, şimdi avrupa’nın bile en büyük sorunu oldu..

Şimdi bu seçim üzerine:

1- Yatın kalkın cemaate dua edin, iyi ki AKP’den kopmuş. eğer şu an cemaat ve AKP hala birlikte hareket edio olsaydı, bu ülkede siktinsene iktidar değişmezdi. Koalisyon ihtimali falan ortaya çıkmazdı. Cemaat olmasa, Kılıçdaroğlu’nun Bahçeli’nin mıymıy konuşmalarıyla, demirtaş’ın PKK’dan kopamayan siyasetiyle AKP gerilemezdi.. Cemaat AKP’li kalsa, 50 yıl daha AKP iktidardı.

f-for-fettullah

2- Seçimlerin en önemli olayı, seçim hileleri: Normal şartlarda, CHP + MHP yine AKP’yi geçer. AKP %35-39 aralığında alır. Ama seçimlere hile karıştıralacağı aşikar. Sorun ne kadar hile yapılacağı. (hilelerle %38-45 aralığına çıkabilir) Fuat Avni yine liste paylaştı, yapılacak hile sistemlerini deşifre etti. Ama hiç muhalefetten doğru düzgün bi araştırma eylem falan görmüyorum. Oy ve Ötesi‘ne kalıyor tüm sorumluluk..

3- Seçim sonrası olaylar çıkabilir: Bunu esas 30 mart seçimleri öncesi bekliyordum. Laos’da yoldaydım o vakitler blog’da yazamadım ama yakın arkadaşları uyarmıştım, olaylar olabileceğini ve 1-2 gün sokağa çıkamayabilecek şekilde ayarlayın kendinizi diye. Nitekim ankara seçimlerinde acaip hileler döndü, millet ayaklandı. Ama Mansur Yavaş, saf bi şekilde eylemcileri evlerine döndürdü, yargı ile hallederiz dedi. Sonra da siyaset arenasından silindi.. Ceylanpınar, Ağrı, Üsküdar vs bi tomar yerde neler neler yaşandı, kimse takip etmediği ve duyulmadığı için 30 mart’ta olan hileler şu an yok hükmünde malesef.. Normal şartlarda o oyların peşine düşülmesi önce ankara’da; ordan da tüm yurda seçimlerde hile olduğuyla ilgili protestolara dönüşebilirdi. “Seçimlerde büyük çaplı hile olduğuna inanmıyorum” diyen hala bir tomar insan var. Adamların milyar dolar çaldığına inanıyor ama oy çalabileceğini düşünmüyorlar, çok acaip.. Cidden fuat avni’yi okuyun, eylül 2015’e hatta haziran 2015’e kadar geri gidin, ordan başlayın. Bu seçimde tüm güçleriyle hile yapacaklar. Bu da sağlam eylemlere yol açabilir. (size önerim ne olur ne olmaz, aracınızı güvenli bi yere park edin)

4- Kime oy vereceksin sorusunda geçen seçimle aynı görüşteyim: Oyum CHP’ye. Ülkenin en büyük derdi AKP. Bu sebeple istanbul’da değil, kilis’te yaşasaydım MHP’ye, Hakkari’da yaşasaydım HDP’ye oy verirdim. Çünkü oralarda CHP’nin MV çıkartma gibi bir olayı yok.

5- CHP üzerine: Kılıçdaroğlu iyi adam ama olmuyor onla. Yani başbakan adayından ziyade, apartman yöneticisi duruşu var. Derdini anlatacak kadar vizyon var ama çok ileri görüşlü falan bi adam değil. Ne yüksek IQ var, ne de etkileyici konuşma becerisi. Özellikle “çatı aday” faciasından sonra istifa etmesi gerekirdi, Muharrem İnce’nin başkan olması gerekirdi. (seçim güvenliği ve oylara sahip çıkma mevzuunda da Muharrem İnce en başarılı siyasi, Yalova’yı söktü aldı 30 mart da)

6- MHP üzerine: şaşıracaksınız belki ama, şu anda meclisteki 4 parti lideri içinden ülkeye en faydalı lider Bahçeli’dir benim gözümde. Ya da şöyle söyleyim, 4 parti’den herhangi biri lider değişikliğine giderse, en çok bahçeli giderse ülke için facia olabilir. Şöyle ki: Bahçeli muhteşem bir şey yapıyor, ülkücülerin sokağa dökülüp PKK’lı dövmesini engelliyor, ülkücü mafyayı dizginliyor, ülkü ocaklarını suç yuvası olmaktan kurtarıyor. Yani şiddete meğilli tabanını, barışçıl bir dünyada tutuyor. Örnek vermek gerekirse, geçen ekim-kasım gibi kobani eylemleri sırasında her yerde HDP’liler eylem yapıp olaylar çıkarıyordu. Bir sürü ülkücü de onları kovalamaya başlamıştı, olaylar tam çığırından çıkacağı sırada Bahçeli hepsini frenledi. Daha önce de pek çok kere benzer şeyler yapmıştır Bahçeli. Elbette sabah akşam kızıyorum Bahçeli’ye, dışardan hdp destekli chp+mhp koalisyonunu niye kabul etmedi diye.. Ama net adam, İktidar olmak çok umurunda değil, doğru bildiğinden şaşmadan ilerlemek, ilkeli duruş onun için daha önemli. Bu sebeple kilit parti’den ziyade kilit insan Bahçeli. Eğer sonuçlar kötü gelir ve Bahçeli’yi partiden koparırlarsa, yerine gelecek kişi çok sıkıntı yaşatabilir ülkeye. teror konusunda 90’lara döndük malasef. Bi de 70’lere dönmeyelim bari.. (5. parti geyiği de döndüğünü de unutmamak gerek)

fasist-vs-demokrat-bahceli-demirtas-caps

7- HDP üzerine: Geçen seçim demiştim, HDP’nin siyaseti hep “bizim iş ne olacak” sığlığındaydı. cemaat bonuslu AKP onları istediği gibi parmağında oynatabiliyordu. Geçen seçimki yazımda kibar feyzo benzetmesi yapmıştım. o filmin sonunda da babasından iş çıkmayacağını anlayınca, silahı babasına doğrultup feyzonun tarafına geçerdi eleman. Şu anda da benzer bir şey oldu, HDP akp’nin eteğinden koptu, kendi başına deniyor şansını. (kopuşun en büyük nedeni, AKP’nin IŞID’e desteği. Işıd olmasaydı, hala HDP ile AKP bir hareket edebilirdi, en azından bu kadar kopuk olmazlardı) Çok sevdiğim arkadaşlarım HDP’yi “özgürlükçü” “demokrat” vs olarak görüp destekliyor ama bu adamlar kalaşnikoflu. Kalaşnikoflu adamın getireceği özgürlükten cacık olmaz. Benim gözümde çoğunuzun referandum zamanı Tayyip’e güvenip “yetmez ama evet” demeniz büyük hataydı, şimdi de HDP’ye güvenmeniz hata. (not: HDP mutlaka meclise girmeli, o kadar kişi temsilsiz kalmamalı. Gerçekten politikasını beğeniyorsanız verin oyunuzu. Söylemek istediğim Demirtaş’ın açıklamalarına bakarak sadece “özgürlük” “kardeşlik” “barış” goygoylarıyla dolduruşa gelmeyin. O güzel lafı unutmayın: “Barış için savaşmak, bekaret için sevişmeye benzer“)

8- AKP üzerine: Zırt pırt okursunuz Abdullah Gül parti kuruyor vs türevi haberler. Tayyip olduğu sürece, oylar bu seviyede olduğu sürece partiyi bölemezler. Sonuç hüsran olur, onun için girişmezler öyle olaya, heveslenmeyin. ” Evrimsel Bakış Açısıyla Türkiye Siyaseti’ni okumak ve AKP’nin gücünü anlamak” diye yazmıştım gezi dönemi, AKP ve Tayyip için, o yazıma bakın lütfen. AKP oylar düşerse işte o zaman iş değişir. “Tayyip ile olmuyor” algısı AKP’liler arasında yayılmasıyla alakalı AKP’den başka parti çıkabilmesi.. Yoksa Gül, Arınç şu bu isteyen parti kursun, halka dertlerini anlatamazlar.. Tayyip çıkar, “bunlar cemaatin adamı” der geçer. Tayyip ne derse, kabul etmeye koşullanmış kitlesi var nasılsa..

 

8- Koalisyon: Bilemiyorum Altan.. Ama geçen yazıda dediğim gibi, tayyip “bizi tek başımıza iktidar yapmadınız, bakın kriz oldu, teror oldu” vs edebiyatı yapacağı kesin. (Hile ile tek başına iktidar çıkarsa madde3’te olaylardan bahsettim, olaylar pek durulmayabilir)

9- Dolar: Normalde 3tl olduğunda kriz olması gerekiyordu. 3TL oldu, kriz de oldu esasında ama millet anlamıyor : ) çok acaip bi medya gücü var, 10bin dolardı ülkedeki ortalama yıllık gelir, 7bin dolara düştü. Normal şartlarda 3 TL ile 3.50 aralığında 3.10 gibi bir yerlede duraksayacağını düşünüyordum ama şu anda millet kriz olduğunu anlayamadığı için daha da yükselebilir, 4TL’yi konuşan var. Ama öte yandan FED faiz arttırımı yapmıyor, bu sebeple dolar uluslararası alanda pek yükselmeyecek bir süre. Onun için 2.80 – 3.20 aralığında oynar gibi bir süre. Geçen seçimki gibi dev bir sıçrama beklemiyorum. (euro, altın gibi şeyler daha fazla yükselebilir, dolara karşı değer kazanacağı için). Olaylar çıkarsa ama 3.20 – 3.50 arası olur.. sonra ucu bucağı yok..

10- Siyasi ve Ekonomik Kriz ve Gündelik Yaşam: Bir hikaye anlatayım: 1929 sonlarında herşey tıkırında işlerken, John Ford New York borsasına gider. tam girerken ayakkabısını boyatır. Boyacı çocuk onu tanımaz kim olduğunu ama konuşmaya başlar. işte hangi hisseye yatırım yapması gerektiğinden neyin yükselip neyin alçalacağından bahseder, tavsiyeler verir boyacı çocuk. John Ford ise tüm bu tavsiyelerden bambaşka bir sonuç çıkarır: “çocuk yaşta bir ayakkabı boyacısı bile bu kadar çok hisselerle ilgileniyorsa, bu krizin habercisidir.” Ne de olsa, normal şartlarda, sıradan insanın ilgilenmemesi gereken bir şeydir borsa. Ve gidip elindeki farklı firmalara ait tüm hisseleri satar. Borsa oyunculuğundan çıkar. Bir kaç hafta sonra da o meşhur 1929 ekonomik krizi patlak verir.

Çin borsası da benzer bir şekilde çöktü, liseli ortaokullu çocuklar borsaya doluştular. gerçekçi olmayan, bilinçsiz fiyatlandırma oluştu, sonuç çöküş.

Türkiye’de de hem ekonomik hem siyasi anlamda böyle bir şey var. Normalde, kombicinin berberin ne bileyim badana boyacısının ortaokul çocuğunun siyasetle ekonomiyle işi olmaz. Konuşur konuşmasına ama tüm hayatının %5-%10 gibi bir oranını kapsar. Türkiye’yi küçümsemek için demiyorum, Almanya’da da olmaz, İsveç’te de olmaz Kamboçya’da Tayland’da da olmaz. Orta sınıf dediğin basit yaşam insanıdır. Akşam ne yiyelim, senin çocuklar nasıl, filanca maçı izledin mi gibisinden gündelik muhabbet insanıdır orta sınıf.

Ama malesef biz bu sakin hayattan çok uzağız. burada oylar çalınıyor, burada insanlar ölüyor, burada hapse atılıyorsun, burada yaşam standardın tehlikeye giriyor, burada yüksek vergiler altında eziliyorsun. Burada hükümetin terörü destekliyor, Burada 3 milyona yakın mülteci sokaklarda, Burada kapıda Işıd diye bi bela var.. Kısaca burada siyasetin içinde olmaya ve çekebildiğin kadar insanı da davet etmeye mecbursun!

Ama bunun, krize derinleştiren yol olduğunu unutmamak da gerek.

dogru-gercek-yanilsama

Cemaat AKP’nin beyni idi. şimdi beyin gitti, mafya geldi, karanlık yapılanma geldi, saçmalama dönemleri had safhada.. Ama yeni AKP, ne kadar saçmalarsa saçmalasın, tayyip muhteşem bir şekilde herşeyi kendi lehine çevirebilen biri. Kaba kuvvet kullanmaktan çekinmeyen ve geri dönmeyen biri.

Haliyle, “Sivil darbe” yapabilecek durumda olduğunu göz ardı etmeyin.

Seçim gecesi tweeter haberleşmesine devam. Elimizde olan yegane iletişim!

 

Share/Bookmark
Share: