Ders: Reklam Yazarlığı

Ödev: Akşam – sadakat – kahve – merdiven – kuş kelimelerini kullanarak kibrit kutusunu anlatmak.

Amaç: Belli limitler dahilinde bir konu hakkında bilgi verebilmek. Sonuçta reklamveren bir metin istediğinde “şundan da bahsedelim”  gibi isteklerde bulunmakta.

Düşünce: Bu kadar alakasız kelimeleri kullanarak, bir o kadar alakasız bir ürünü anlatmayı olsa olsa Sunay Akın tarzı bir insan yapar düşüncesinden yola çıktım 🙂

Tarih: 2006

SUNAY AKIN KİBRİT KUTUSUNU ANLATIRSA

“kibrit kutusu” konulu bir TV programına Sunay Akın konuşmacı olarak katılmıştır

Programcı – İyi akşamlar Sunay Bey

Sunay Akın – Ne güzel bir akşam değil mi? Bu akşamın tadını Kız Kulesi’nde yaşamak vardı. eskiden Kız Kulesi’ne gider orada bir güzel içerdik. Gecenin sessizliğinde gemileri dinlerdik. Gemilerin sustuğu zamanlarda kuş sesleri kaplardı ortalığı.

Programcı (şaşkın konuyu değiştirmeye çalışarak) – Eeee, evet efendim ama bugün burada olma nedenimiz kibrit kutusunu izleyicilerimize anlatabilmek.

Sunay Akın – çok önemli bir şey söylediniz. “neden” bakın her şeyin bir nedeni var değil mi? Mesela Amerikalılar Kızılderililere saldırdı onların ülkelerini elleri…….

Programcı (konudan çekmeye çalışır) – kibrit kutusunu da batılılar mı buluyordu?

Sunay Akın – kibrit kutusu dediniz de, bir şiir geldi aklıma seyircilerimizle paylaşmak istiyorum, eğer müsaade ederseniz.

Programcı – tabi

Sunay Akın – (abartılı el kol hareketleriyle okur)

“ömürler üçgen
evlilikler daire
düşler kare
umutlar ve saire
ve kibrit kutusu aşklar
yine bulgur pilavı pişiren kondulu kadının
netleşir
sadakatli bir yel gibi uzanan bakışında”

Programcı (şaşkın) – çok güzel efendim. Konumuz kibrit kutusuna çok güzel sanatsal bir giriş yaptınız. İsterseniz kibrit kutusunun tanımıyla devam edelim. Sizce kibrit kutusu nedir?

Sunay Akın – kibrit kutusu önemli bir şeydir tabi ki. Ben size şunu sorayım. Merdiven neyden yapılır? Neyden? Hıı. İster ağaçtan yaparsınız ister metalden değil mi? Ama neyden yapılmış olursa olsun şairin dediği gibi “ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden”

Programcı (ümitsizce)– kibrit kutusu?

Sunay Akın – evet kibrit kutusu da böyledir. Tıpkı tahta merdiven ile metal merdiven arasındaki farklılık gibi, kibrit kutusu ile çakmak arasında da bir farklılık vardır. Biri nostaljiktir, biri teknolojik. Bakınız çok ilginçtir, insanlar sıcacık evlerinde oturup kahvelerini yudumlarken ampul kullanırlar, ama mum da kullanabilirler, değil mi? Hatta nostaljik mumu, teknolojik çakmakla bile yakabilirler. Demek ki; teknoloji ile nostalji aynı anda aynı yerde olabilir.

Programcı (kopmuştur artık boş boş bakar) – evet.

Sunay Akın – peki bu nostaljik dediğimiz kibrit nedir? eczalı, bir ucu sürtünme sonucu yanabilecek birleşimde olan küçük bir tahta parçasıdır. Bunun konulduğu karton kap da, kibrit kutusu diye adlandırılmıştır haliyle. Ama önemli olan kibrit kutusunun ne olduğu değil, bizde neler ifade ettiğidir. Yoksa kibrittir, çakmaktır fark etmez. Ne demiş Nazım “Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da / hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil / bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte / yani yürekte”

programcı (yüzünde sahte bir gülümseme takınır) – teşekkürler Sunay Bey. Değerli düşüncelerinizle seyircilerimizi aydınlattınız. Bize ayrılan sürenin sonuna geldik. Programı kapatmamız gerekiyor.

Sunay Akın – ben teşekkür ederim.

Share/Bookmark

1 comment

  1. bu çok harikaa…bayıldım. bir tiyatro sahnesinden küçük bir alıntı canlandı sanki gözümde. +10 like diyorum 😉

Leave a Reply


Notify me of followup comments via e-mail. You can also subscribe without commenting.