Freud-escape-vienna-to-Paris-1938-nazi-almanyasi

Seçim Sonuçları, Freud ve Naziler, Türkiye’den Siktir Olup Gitmek / Gidememek

Freud-escape-vienna-to-Paris-1938-nazi-almanyasi

Seçim Sonuçları, Freud ve Naziler, Türkiye’den Siktir Olup Gitmek / Gidememek

2007 seçiminden beri ilk defa hiç beklemediğim bir sonuç geldi. Diğer tüm seçimlerde 3 aşağı 5 yukarı tutardı tahminim ama 8 yıldır ilk kez bir seçim beni dumur etti. Bu seçim sonuçlarını gördükten sonra, 2 gündür içime kapanmıştım. 100 kusur mesaj geldi, kamboçya’ya ya da başka yere gitmek isteyenler vs.. Kimseye pek cevap atamadım, burada bi kaç şey diyim genel olarak..

Seçim sonuçlarıyla ilgili yazmanın anlamı yok aslında ama yazarak dışavurmak beni rahatlatmıştır her daim. Seçimle ilgili kısa ve öz yorumum, “utanıyorum bu ülkenin bi parçası olduğum için!

Hatırlarsınız, Elazığ’da bir kız çocuğu haberi çıkmıştı. 8 yaşından itibaren 7yıl boyunca tecavüze uğramıştı da, tüm köy bilip de ses çıkarmamış.. Oradan AKP çıkıyor her daim. Soma’da o kadar kişi öldü, üstüne bakkala girip birini dövdü. Yine AKP dediler.. Sinop’ta nükleer yapılacak, AKP çıkıyor. Reyhanlı’da bomba patladı, o kadar suriyeli doldurdular, bi tomar sorun var. AKP %71 aldı. Ankara’da bomba patlattılar, yine AKP. O kadar hırsızlıkları ortada, hala AKP diyor insanlar.. PKK ile al gülüm ver gülüm takılıyorlardı, seçimi kazanamadılar sonrasında hemen bir sürü şehitler geldi. 400-500 insan öldü sırf iktidar hırsları yüzünden. Birisi yazmıştı, “Bildiğin otopark mafyasına döndü yönetim, 400 milletvekili vermezseniz, memleketin kapısını penceresini indiririz” dediler. insanlar yine de AKP dedi.. Afyon’da cumhuriyet tarihinin en büyük cephanelik patlaması oldu, patlamayan mühimmat da demirbaştan çıktı. Sonra ortaya çıktı ki, Işıd’e silah olarak gitmiş o mühimmat. Tırlar dolusu malzeme gitti Işıd’e, ışıd’den dolayı 3milyon suriyeli dolaşıyor ülkede, Suriyeliler ucuza çalışıyor diye millet işsiz kalıyor, suriyeliler ev tuttu diye kiralar yükseliyor, daha pahalıya oturuyorlar ama millet yine de AKP diyorlar. çok acaip kafa.

Tecavüzcülerin, Teröristlerin, Hırsızların desteklendiği ülkeye ait olduğum için gerçekten utanıyorum. Şansımı sikeyim, düzgün bi ülkede doğmadık..

Not 1: Hile mevzusu da dönüyor seçim sisteminde bi tomar açık var. Ama ha %40 almış ha %49.. Hile varsa bile ve her 100 kişiden 49’u değil de, 40’ı bile, hala AKP diyebiliyorsa buranın insanlarından utanılası bir ülke olduğunu değiştirmiyor!

Not 2: Daha önce söylediydim, Tayyip gitse de bu ülkeye şeriat gelecek diye. Diktatörlük üzerine yoğunlaşıyor insanlar ama esas gelecek olan şey Şeriat. Zaten şeriat bir nevi diktatörlük çeşidi. Suudi arabistan gibi yerlerde kral var, bahreyn vs yerlerde “halife” ünvanını kullanan emir var. Ama özü itibariyle tek adam yönetimidir şeriat. Gezi dönemi de yazmıştım: Gezi Parkı Olaylarının Türkiye’ye Şeriat’ın gelişini durduramayacak olmasını görmenin burukluğu diye.. Fakat bu son olaylardan ötürü, (hırsızlıklar, terörü destekleme, cinayetler, ekonomik problemler vs.) bir ara verilir gibime gelmişti. Yani insan şeriat isteyebilir ama hem şeriat gelsin hem hırsızlık yapsınlar adam öldürsünler istemezler diye düşünmüştüm. Yanılmışım, istiyorlarmış. Haliyle şeriat direk Tayyip ile gelecek gibi gözüküyor. 30 yılda geldiler, 1 günde gitmezler diye de yazmıştım başka bi yazımda.

Not 3: Elinde bu kadar potansiyel varken, hiç kullanamamasından ötürü de Bahçeli’yi ayrıca tebrik etmek lazım. Birazcık liderlik becerisi olsa, %20-%25’e çıkarabilirdi oylarını çok rahat. 40 yapar dedi, aldı 40 milletvekili, rahatlamıştır umarım..

Not 4: Zamanında “Kazanamazsam rodos’a kadar yüzerim” demişti Baykal ama ne yüzdü ne istifa etti. Girdiği her seçimde hüsran yaşatan başarısız bir liderdi, Tayyip’in şamaroğlanı olmuştu. Porno kaseti çıkmasa büyük ihtimal hala CHP’nin başındaydı. Şimdi de Kılıçdaroğlu şamaroğlanı oldu, girdiği her seçimi kaybediyor. Oylarına bile sahip çıkamıyor. Binali Yıldırım bile “osmanlı tokadı” dedi. Kısaca kılıçdaroğlu’nun değişmesi şart.

freud

———————————-

Freud ve Naziler:

Bu yaz 3 aylık avrupa gezisi yapmıştım. Benim için en önemli yerlerden biri Freud’un viyana’daki eviydi. (freud müzesi). Şu an psikanalizden biraz kopup, daha davranışçı biri olmuş olsam da, Üniversitede psikoloji seçmemdeki temel kişidir Freud. Müzede, Freud’la ilgili daha önce dikkatimi çekmeyen bir kaç şeyi fark etmiştim. Bunlardan biri, başlıkta da bahsettiğim Nazilerle yaşadıkları.

Freud inanılmaz bir gezginmiş. Zamanı için çok fazla yer görmüş. Amerika’da, İngiltere’de, İtalya’da uzun süre yaşamış. Nazilerin geldiğini de görmüş. Birebir ne dediği aklımda değil, google yaptım bulamadım birebir kendi cümlesini ama Nazilerden kaçıp londra’ya geldikten sonra, röportaj yaparlarken özetle şöyle diyordu: “Nazilerin geldiğini çok önceden gördüm. Azınlık olarak istenmiyorduk. Elimde londra’ya veya başka yere gitme şansı vardı ama naziler beni evimden çıkartana kadar bunu kullanmak istemedim. Dil insan hayatında çok önemli bir unsur. Ne kadar çabalarsam çabalayım, anadilim olmayan bir ülkede yaşamak hep eksik hissettiriyor. Benim ana dilim almanca. Almanca konuşulmayan bir yere ait olamam. Bu sebeple Viyana’dan daha önce ayrılmadım.

İnanın bana Türkiye’den gitmek isteyenler için en büyük handikap bu. Gittiğin yerin dilini ne kadar öğrenirseniz öğrenin, hep bir yanınız eksik kalabilir. Freud ki anadili seviyesinde ingilizce bilir, Amerika da üniversitede ders verebilecek düzeyde şahanedir ingilizcesi ama aidiyet sorununu aşmaya yetmez. Bu sebeple yumurta kapıya dayanana kadar ayrılmamıştır viyanadan.

Ben de benzer şeyleri yaşamıştım. Daha önce 4-5 ay kadar Almanya’da, 6 aya yakın Tayland’da, 1buçuk yıl kadar da Kamboçya’da yaşadım. 40 civarı ülke gezdim net olarak 4yıldan fazla yurtdışında bulundum. Uzun süre yurtdışında olunca inanın türkçe konuşmayı özlüyor insan. Daha önce tam formülize edememiştim, hep “muhtemelen ingilizcem kusurlu olduğu için böyle hissediyorum” diyordum. Ama Freud gibi kusursuz ingilizce sahibi birinden bile “nazilere rağmen viyana’da yaşamak istemesinin tek nedeni” olarak “anadil olgusunu” duydum, konu daha netleştirdi gözümde. Bu genel ve herkese olan bir şey.

Dahası yine Freud’dan. Gittikten sonra da kalanlar için üzülüyorsun. Ülkenden çıkma şansı bulamamış yüzlerce binlerce tanıdığına üzülüyorsun. Sürekli naziler bugün ne yaptı diye haberleri takip ediyor, ama takip etmenin dışında oradakiler için hiç bir şey yapamıyorsun. Hiç kimseye faydası olmayan bir şekilde kendi kendine “üzülüyorsun”, hepsi bu.

——————–

Ben yıllardır bi denge tutturmaya çalışıyordum. Ara ara türkiye ara ara yurtdışı şeklinde. İlerleyen zaman ne getirir bilinmez ama şimdilik oyun planım bu. Kasım bitmeden tekrar kamboçya yapıcam. (seçimden çok önce yaptığım plan, seçim sonuçlarıyla alakalı değil.)

————————–

 

Share/Bookmark
Share:

5 comments

  1. 5 yıl ABD’de, 1 yıl Azerbaycan’da, 1 yıl Arnavutluk’da, 6 ay İran’da, 6 ay Almanya’da, 6 ay Ürdün’de, 1 yıl Montenegro’da, 1 yıl Kuzay Irak’ta, 7 yıl Romanya’da yaşadım. Lisanda kendimi hiç eksik hissetmedim. Yaşadığım yerlerin dışında bir çok ülke gördüm. Yaş oldu 60, hangi ülke olursa olsun gelen ilk iş teklifinde (ama artık zor) 2 saat bile düşünmeden giderim. Daha öğrenecek çok şey var ve burada yaşamak artık beni de yoruyor. Yolun açık olsun.

  2. hepimiz ayni seyleri hissediyoruz , kambocya 2 aydir kafamda bir arkadasla (daha once ikimizde usa de uzun sure yasadik) bizde gidicez gitmeliyiz ama bilinmeyen bir yer tutan bir seyler var bir cesaret lazim

  3. abartma kardeşim. malum kişinin toplumu ayrıştırdığı doğrudur ama yukarda yazılanların tek sorumlusu değil o kişi.

  4. Hem psikolog ol hem de hasta !
    Kim tedavi edecek seni ömrünün sonunda !

  5. İşin gücün ülkeni kötülemek, ben de senin gibilerden utanıyorum. Çekip gitmek en kolayı, önemli olan kalmak, doğruluğuna inandığın şeyler için mücadele vermektir. Lütfen def ol git ve bir daha dönme bu ülkeye. Son olarak Cemil Meriç’ten bir söz;

    “Her dudakta aynı rezil şikâyet: Yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lâğım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır. Onlar Türkiye’nin insanından şikâyetçi… İnsanından yani kendilerinden… Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını ‘yaşanmaz’laştıranlardır.”

Comments are closed.