Bu hikaye en sevdiğim kısa hikayemdir. Yazdığım sırada bir reklam ajansında telemarketing metinleri yazmaktaydım. Epey garip ürünler geliyordu her seferinde  🙂 ayrıca üniversitedeki son dönemimdi ve “insan – makine” ikilemiyle ilgili bir ders alıyordum. Hikayenin fikri de iş okul arasında koşturduğum bir dönemde geldi.

Bu hikaye Berlinale’ye gidişimde etkili 3 hikayeden biridir. (diğer ikisi: Modern Barbarlar ve Pasif Atak)

Bu hikayeyi senaryo formatında yazıp PDF formatına çevirdiğimden, doğru formatta okuyabilmeniz için aşağıya linki koydum. Hem türkçesi he de ingilizcesi mevcut.

Yazım tarihi: 2007

human machine (2007) – ingilizce

insan makinesi (2007) – turkce

——————————————————————————————————————————————————————

Ayrıca bu hikayeyi okuyan yakın arkadaşım Ceyhan Kapusuz, bu fikirden hareketle makineyi full 3d tasarlayarak bir kısafilm oluşturdu. Yaklaşık 4 ay uğraştı. Tasarım tamamlandıktan sonra sadece render alması bile 15 gün sürdü. (ki bu 15 gün normal ev bilgisayarında değil, Anima‘nın 15 bilgisarlı render tarlasında yapıldı (hepsi quad core işlemcili) yani evde yapsa 6 ila 8 ay arası sürerdi render bu 70 saniyelik video için 🙂


Share/Bookmark

Leave a Reply


Notify me of followup comments via e-mail. You can also subscribe without commenting.