depresif-dogum-gunu

Doğum Günü Depresyonum ve Sagopa Kajmer

Yarın doğum günüm ve şimdiden bir mutsuzluk kaplamaya başladı içimi.. Küçüklüğümden beri doğum günlerimi, yılbaşlarını falan sevmemişimdir.. Herkeste bir mutluluk bir sevinç falan olurken ben de hep bir apatetik ruh hali olurdu.. Anlaşılan çocukluktan bir bozukluk varmış ben de.. 🙂

Doğum günü demek bir yaş daha yaşlanmış olmak demek.. Ama ben daha doymadım ki mevcut yaşıma.. Bir software update gibi sürekli “hayatınızın gelişmiş bir versiyonu mevcut, Yaşınızı update etmelisiniz“ uyarısı alıyoruz. Ama ben memnunum halimden, ne gerek vardı.. 3-4 sene de bir ilerlesek, tadını çıkara çıkara.. dünya güneş çevresinde 60-80 tur atınca ölelim gene, yaşam süremiz sabit olsun, sorun değil. Ama vucut hızlıca ilerlemesin yaşları..

Misal geçen çekirge arkadaşımla bungee jumping muhabbeti yaparken küçükken nasıl inşaatlardan kumlara atladığımızı anlatıyorduk.. Evet ya, ben de çoğu salak küçük çocuk gibi inşaatların 2’inci 3üncü katından inşaat kumlarına atlardım 🙂 Evet bu bizim eğlencemizdi.. büyüdük artık atlamıyoruz inşaatlardan ama hala insanın içinde kalıyor.. Niye büyüdük ki, biraz daha atlasaymışız 🙂

Ya da biraz daha mahalle maçı yapsak, meşe oynasak, ya da biraz daha taso oynasak (evet taso vardı bir ara, hala var mı acaba?) biraz daha uyusak, vs.. vs..

“Anne lütfen 5 dakika daha.. Nolur…“

Ama malesef öyle yaratmamış yaradan ve şikayet edebileceğimiz, derdimizi anlatabileceğimiz bir kurum bir müessese yok.. Haliyle bize düşen kabullenmek..

Kabullenirkende depreşmek 🙂

Evet, Sagopa da tam bu depreşme konusunda devreye giriyor. Her doğum günümde dinlediğim 2 şarkısı vardır.. Benimle aşağı yukarı aynı şeyleri hissederek benden çok çok çok daha güzel ifadelerle yazdığı şarkılar..

Ben Sagoyu 2001 yılında “Sözlerim Silahım“ albümü çıkardığından beri takip ederim. Gerçekten de en iyi türkçe söz/şiir yazarlarından biri olduğunu düşünüyorum. Son 3-4 yılda gerçi daha dindar bir noktaya geldi, bir de karısıyla çok fazla düet yapmaya başladı müziğini de düğün müziğinden almaya başladı haliyle son 2-3 albümü öncekilere göre çok daha vasat, ama eski albümleri çok daha aşmış..

Kişisel görüşüm, Sagopa’nın Romantizma albümü (2005) sırf sagopanın değil, aynı zamanda türkçe müzikteki en iyi 3-5 albümden biridir. O albümdeki her bi şarkı birbirinden aşmıştır. (Gerçi ilk dinleyişte tam bir şey anlamayabilirsiniz, biraz dinledikçe sözleri yakaladıkça anlam sizi etkisine almakta) O albümden sonra da bir pesimistin gözyaşları albümünü (özellikle 2. cd’si olan karanlık damlalar albümü) gelmekte.

Şimdi aşağıya 2 doğum günü şarkımı sözleriyle koyuyorum, umarım keyif alırsınız:


.
24
.
acımasizca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yanlızlıklarımız

Yaşlanan Birgün Bugün. Bavulu Topluyor

Ve Son Vedasi Tipki Dün Gibi, Köseye Çekilip Agliyor,

Bense Yarına Penceremden Bakma Gafletindeyim.

Gözlerim Dolu Ve Ellerim Tutuklu Yüzüme.

.

Dudaklarim Kilitli, Hosçakal Bugün!..

Sen De Yolcusun Dünlerimde Sorgusun Ve 24lük Yorgunsun

Git De Dinlen Gidenlerle Yarınım Kapida Bekliyor Ve Son Veda Zamani

.

Saçlarimda Saklı Kar Beyaz

Ve Gözlerimde Hep Telaş, Panik, Silik Resimler Ortasinda Bir Küçük Çocuktum

Hep Konuktu Başka Gün Ve Çok Soguktu Her Geçen Dün.

Tıpkı Sen Gibiydi Giden O Eski Dünler, Geçmisin Karanliginda Anılarımdı Onlar,

Bense Bulamaz Oldum Onları,

Hep Selam Gönderdim Geride Kalana Kanıtım Yoktu Yarina,

Yolcularımla Ağladım, Hiç Misafir Olmamıştı Kimse,

Bunu Ben Anladım.

Sonbaharda Katil Oldu Rüzgarlar, öldü tüm Yapraklar,

Yagmur aldı gözyaşı,

Ve Rüzgar Oldu Ruhlar Estiler Yavaşça.

Sen Misali ağlamıştı her Dünüm Usulca.

(x4)

Dudaklarim Kilitli, Hosçakal Bugün!..

Sen De Yolcusun Dünlerimde Sorgusun Ve 24lük Yorgunsun

Git De Dinlen Gidenlerle Yarınım Kapida Bekliyor Ve Son Veda Zamani

.

Acimasizca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yanlizliklarimiz

.

Aynalarda Buhulu Yüzümü Göremez Oldum,

Ve iyimserlik Mateminde Sarı gül Tuttum.

Hayallerim yok oldu koydugum yerde yoktu hiçbiri,

Tek Yabanci Bendim Evde,

Ve Bir Yalanci Mumdu,

Doğan Güneş, Solan Gülümdü,

Talan Sonuydu,

Kalan Resimdi Bir Vesikalık Gülen Çocuktum Yüzüme Bakarak Agladım, Yüzleşirken Kendimle

Hıçkırıklarımla Savaşır Oldum

Ertelendim Yarına

Reddedildim,

Gideni Yolcu Etti Gözlerim Ve Gelene Meraba Dedi Bu Kimsesiz Dilim,

Ortalarda Gezinen Oldu, Dilenci Ellerim,

Bu Son Demiydi Sonbaharin Son Yapraginda Son Gülümsemekki

Nefesi Son çekişti içime Sonbahardi.

Güz Ağırdı Gün Üzeri Bir Tebessüm Etti Yüz,

Saklı Kaldı Her Düşende Kırılan Onca Göçebe His,

Biz Dünden Olma Yarina Varma Garibeyiz.

.

Acimasizca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yanlizliklar olur

(x4)

Dudaklarim Kilitli, Hosçakal Bugün!..

Sen De Yolcusun Dünlerimde Sorgusun Ve 24lük Yorgunsun

Git De Dinlen Gidenlerle Yarınım Kapida Bekliyor Ve Son Veda Zamani

.

Yalnizlik Ömrüm Boyunca Tanimadigim Bir Yabanciydi ;

Onunla Simdilerde Beraber Uyaniyoruz

Her Yeni Güne iki Yalniz Sarkilar Yaziyoruz,Yorgunuz,Çok Yorgunuz,Cok Yorgunuz…

.

.

VASİYET

.

fecre dal

fedai cembiyeleri ile cenkte kaldı

surlarımda kahpe uykuyadaldı

suretim şarap misali eskidikce değeri arttı

serserimse, giyotin altı.

kalbimde senede kaç kez birisi idam aldı ha !?

şaibelerim şairimdi, şakacı mecburi sıfattı

rıhtımlarımdan gemiler kalktı

yolcular ağırladım ağır ağır revanlarım

güneştim bir ara yağmur oldum.

kendi deryalarımda kendimi zorla boğdum

spekülatif düşlerin spazmı var

stagflasyon önlemiydi

sözümü kesme girişiminde bulunan herkeseydi radikal argolar

söyle ne zaman bitti aşka dair tangolar?

her işte bir racon var

haydi egoma sponsor ol

ecemle ecele giderim

rabbenamı bir hiç uğru tersledim

of haşa!…

bir dilekti vurgun oldu

votka redbull ciğere doldu

sagopa nadir sarhoş oldu

cemre geç de olsa düştü

kelimelerdi kerimelere ve kertelerime münzeviydim

dünveyi senaryolarda “RAP” denen bahirdim

münasebetsiz küfrü bastım, onurun canını yaktım

altı senedir aklındayım, çekemedin yoo farkındayım

RAPimtraksın, sen reel değilsin

yazdıklarına sadık olamadın, söyle kaç eşlisin?

muaf bıraktım seni ve kitlelerini, sarfiyatlarım fiyatsız

anonim oldu haykırışlarım

az önce doğdum

halatım yirmi yedi boğum

sele gitti ağustosum

vasiyet etmek istedim şarkılarımı kızıma

hep sonunda kendimi vurdum.

şarjörü doldurdum

(nakarat x2)

koştuğum bu yolda yarımı sonladım ve kocaman adama döndüm

sanma çok telaşlıyım, durgunum biraz, solgunum yüzüm, bitkinim ufaklık

sen de gel peşimden amma çok çalış

duvarda yazmaz her kural

yumruk yersin yılma kalk, dayan

bu abi yerle çok sevişti

düşmek hiç ayıp değil, kalkmasını bil

ve acele et şu gözyaşını sil

sagopa aydıl oldu bak dedim babam, ben dayandım

buraya kadar geldim 27 adım

takma kendimden can sıkıntım

önceden beridir bir ölüm takıntım

bunu da yüzüme vurmasınlar

sade evde yüzüm asık, dışarda sempatik takıldım

Share/Bookmark
Share:

1 comment

  1. Pingback: My Homepage

Comments are closed.