Bu hikaye benim yazdığım “ilk” hikaye. Onun için oldukça vasat yanları var, içerik zayıf falan ama işte “ilk” olması dolayısıyla koyuyorum buraya 🙂

Ayrıca bu hikayeyi filme çekmeye de çalışmıştık ilk kısafilm denemem olarak. O zamanlar canon xl1 vardı (XL1s değil, XL1) onlarda içeriye direk ses kaydedemiyordun, bir aparat ile dolaylı yolla alıyordun sesi ve o aparat tam çalışmıyordu. işte o yüzden diyalog ağırlıklı film doğru düzgün ses kaydı olmadan çekildi 🙂 dolayısıyla, dönemin kısafilm ruhuna uygun olarak, görüntünün altına deli gibi müzik koyduydum da kisafilm-klip kırması bir şey olduydu 🙂 Bi de hikayedeki karakterler liseli olmalıydı, ama çekim açısından ünili yapmak daha kolay geliğinden ünili yaptıydım.. 🙂

neyse allahtan o günler geride kaldı 🙂

Yazım yılı: 2003

BELGİSİZ BİRLİKTELİKLER

MERVE’NİN EVİ- İÇ- GÜNDÜZ: Merve makyaj yapar. Gayet sakindir.

OTOBUS- İÇ-DIŞ- GÜNDÜZ: Trafik yoğundur. Utku saatine bakar. Endişelidir.

1.BULUŞMA YERİ- DIŞ- GÜNDÜZ: Burcu beklemektedir. Saatine bakar. Sıkıntılıdır.

2. BULUŞMA YERİ- DIŞ- GÜNDÜZ: Emre de bir binanın önünde beklemektedir.

1. BULUŞMA YERİNE YAKIN OTOBÜS DURAĞI- DIŞ- GÜNDÜZ: Utku otobusten iner. Hızlı adımlarla yürür.

MERVE’NİN EVİNE YAKIN duraK- dış- gündüz: Merve otobüse biner.

2. BULUŞMA YERİ- DIŞ- GÜNDÜZ: Emre ayakta durmaktan yorulur. Kaldırım kenarına oturur. Cep telefonuyla Merve’yi çaldırır. Ardından telefonuyla oynar.

1. buluşma yeri- dış- gündüz: Burcu Utku’yu kızarak karşılar. Utku, olayı alttan alarak kızarkadaşına sarılır. Yürümeye başlarlar.

2. BULUŞMA YERİ- DIŞ- GÜNDÜZ: vakit bir hayli geçmiştir. Emre sağa sola bakınır. O sırada uzaktan gelen birisini Merve sanarak ayağa kalkar. Ama sonradan o olmadığını anlayınca yerine oturur. Yeniden çağrı bırakır.

SOKAK- DIŞ- GÜNDÜZ: Utku Burcu’ya sarılarak yürürümeye devam eder. Bir ara Burcu’nun kulağına birşeyler söyler. İkiside gülmeye başlar.

2. BULUŞMA YERİNE YAKIN otobus durağı- dış- gündüz: Merve otobusten iner. acele etmeden yürür.

2. BULUŞMA YERİ- DIŞ- GÜNDÜZ: Merve Emre’ye bakar. yerde oturuyordur. Ona doğru yürür. Emre Merve’yi farkeder. Doğal bir şekilde kalkar. Elinden tutup yürürler.

Kafeterya- iç- gündüz: Burcu iki arkadaşıyla(ikiside kız) oturmaktadır.

Burcu– beni yarım saat bekletti. Sonrada hiçbir şey olmamış gibi davrandı.

Kafeteryadaki 1.kız– sen ne yaptın?

Burcu– kızdım ama beni pek takmadı. Yarım yamalak bahaneler söyledi. Sonra da başka şeylerden bahsedip konuyu dağıttı.

KAFE “1”- İÇ- GÜNDÜZ: Burcu bir sorununu kızgın kızgın anlatır. Utku çözüm üretmeye çalışır.

Utku– tamam boşver o kadını, takma kafana

Burcu– bana o lafları söyleyen birini nasıl kafama takmam. O kim oluyor ki? Benden yaşça büyük diye her istediğini söyleyebileceğini mi sanıyor?

Utku– sakin ol, boşver. Sen söyledin emekliye ayrılmış bütün gün pencerede oturan bir kadın olduğunu. Haliyle canı sıkılıyor uğraşacak birşeyler arıyor.

Burcu– gitsin başka biriyle uğraşsın.

Utku– Sen onu umursamazsan, kendi değersizliğinin farkına varır susar; ya da en azından sen sinir olacağına o sinir olmuş olur.

Burcu – ne yani kendimi savunmayayım mı?

KAFE “2”- İÇ- GÜNDÜZ: Merve hararetli bir şekilde anlatır. Emre pürdikkat dinler.

Merve– Nurgül bir gün önceden alacaktı. Ama gidememiş. Bilet kaldı mı kalmadı mı diye düşünürken Simge Ece’yi arayalım o bilir dedi. Ece “bende almadım” dedi. Ama kapıda olurmuş bilet. Biz kalabalık olur yer bulamayız diyorduk bir de baktık kimse gelmemiş, mekanın yarısı boş… Aslında boş olması daha iyi oldu. Deli gibi eğlendik. Gitarist manyak güzel çaldı. Hande kulise girmeye çalıştı görevliler engelledi. Sonra gitariste bir laf atmaya başladı zor susturduk. Sürekli “ben aşık oldum”, “çok tatlı” deyip durdu….

Merve’NİN ODASI- İÇ- GÜNDÜZ: Merve bir arkadaşıyla(kız) dertleşmektedir.

Merve– sürekli ben birşeyler anlatıyorum. Çok sessiz.

KAFETERYA- İÇ- GÜNDÜZ: Burcu iki arkadaşlarıyla konuşmaya devam eder.

Burcu– anlattığım olaylarla ilgilenmiyor

Merve’NİN ODASI- İÇ- GÜNDÜZ: Merve cümlesini tamamlar

Merve– hiç konuşmuyor

KAFETERYA- İÇ- GÜNDÜZ: Burcu cümlesini tamamlar

Burcu– hiç dinlemiyor.

KAFE1- İÇ- GÜNDÜZ: Burcu’yla masadan kalkarken Utku adisyonu alır. Kasaya gider. Burcu peşinden gider. İkiside kasanın önündeyken Utku para çıkartır kendi hesabını öder. Kasadan biraz uzaklaşır. Burcu Utku’nun bütün hesabı ödemeyi teklif etmemesini kaba bulur. Ama tepki vermez. Kendi hesabını öder. Kafeden ayrılırlar.

KAFE“2”- İÇ-GÜNDÜZ: masadan kalkarlar. Emre adisyonu alır. Kasaya gider bütün hesabı öder. Merve kendi payını vermek ister. Emre almak istemese de Merve’nin ısrarı karşısında almak zorunda kalır.

Merve’NİN ODASI- İÇ- GÜNDÜZ: dertlerini anlatan Merve’ye arkadaşı yardımcı olmak ister.

Odadaki kız– Sana değer veriyor. Yalnızca bunu sana nasıl ifade edeceğini bilmiyor.

Merve– Belki de aşırı değer veriyor. Gerçekten çok üstüme geldiğini hissediyorum. Bazen boğulacakmışım gibi geliyor. Sevgililer gününde ne yaptığını hatırlıyorsun değil mi?

MERVE’nin sevgililer günü buluşması- iç- gündüz: Merve sade bir sweat shirt hediye verir. Emre elindeki çantasıyla oynar. Biraz sabırsızdır, çantasından üç paket çıkartır. Merve açar. İlki bir kazaktır.

ÇARŞI- DIŞ- GÜNDÜZ: bir mağazanın önünde durup mankenlerin üzerindeki kıyafete(hediye aldığı) bakarlar. Merve kıyafeti gösterir.

Merve– çok güzel

MERVE’nin sevgililer günü buluşması- iç- gündüz: Merve kazağı kenara koyar. İkinci paketi açar. Takı takımı çıkar

HEDİYELİK EŞYA STANDININ ÖNÜ- DIŞ- GÜNDÜZ: Merve takılara bakar. Emre’nin hediye olarak aldığı takıları eline alır, bakar, sonra tekrar yerine koyar.

MERVE’nin sevgililer günü buluşması – iç- gündüz: Merve üçüncü paketide açar. biblo çıkar.

Emre– Bunu da Aslı’nın doğum günü için Anzavur Pasajı’nda hediye ararken beğenmiştin. Hatırladın mı?

Burcu’nin sevgililer günü buluşması– İÇ- GÜNDÜZ: Burcu paketi açar içinden basit bir body t-shirt çıkar. Biraz düş kırıklığı yaşar ama belli etmez. Utku’ya hediye olarak aldığı gümüş zincir kolyeyi verir.

KAFETERYA- İÇ- GÜNDÜZ: Burcu, iki arkadaşıyla sohbete devam eder

Kafeteryadaki 2.kız– hediye almayı unutmamış işte; niye dert ediyorsun ki?

Burcu– Beni düşündüğü için almamış hediyeyi, ayıp olmasın diye almış. Kışın ortasında body mi alınır? Bana zaten çok değer vermiyor.

Kafeteryadaki kız1– Erkekler hediye almayı bilmez. Beraberken güzel zaman geçiriyorsanız bu olayı pek büyütmeye değmez.

Burcu– zaman zevkli geçiyor ama boş geçiyor. Çok amaçsız bir ilişkim varmış gibi geliyor. Sadece gülüp eğlenme üzerine kurulu bu birliktelik. Benimle ilgilenmesini istiyorum. Sanıyorum bende onun beklentilerini karşılayamıyorum…

SİNEMA SALONU- İÇ: salonun ışıkları kapalı, film gösterilmektedir. Utku Burcu’ya sarılır. Biraz sonra onu öpünce Burcu rahatsız olur. Oturuş şeklini değiştirir. Dirseklerini öndeki koltuğa dayayıp başını ellerinin arasına alarak filmi izler. Böylece Utku’nun ona sarılmasından kurtulur.

SAHİL- DIŞ- GÜNDÜZ: Merve ve Emre bir bankta sarılarak otururlar. Bir süre sonra öpüşmeye başlarlar. İleride oturanların kendilerine baktığını farkeden Emre biraz doğrulur ve tekrar öpüşmez.

Merve’NİN ODASI- İÇ- GÜNDÜZ: aynı ortamda Merve konuşmaya devam eder.

Merve– çok iyi çok hoş çocuk ama çok çekingen.

KAFETERYA- İÇ- GÜNDÜZ: Burcu arkadaşlarıyla sohbete devam eder

Burcu– Yakışıklı ve eğlenceli biri, ama nereye kadar carpe diem diyebilirim? Bu tip olaylar beni çok yıprattı. Sanırım onla uyuşmuyoruz.

Merve’NİN ODASI- İÇ- GÜNDÜZ: Merve sıkıntısı doruğa çıkar.

Merve– anlattıklarım gibi ufak tefek bir sürü şey var… uff! çok sıkıldım. Artık yaptığı her davranışı rahatsız ediyor, ondan pozitif elektrik alamıyorum.

SAHİL- DIŞ- GÜNDÜZ: Merve ve Emre daha önce öpüştükleri yerde otururlar.

Merve– sana söylemek istediğim bir şeyler var, ama nasıl söyleyeceğim bilmiyorum.

KAFE”3”- İÇ- GÜNDÜZ: Burcu ve Utku bir masa’da otururlar

Burcu– ilişkimizin iyi gitmediğinin sanırım sende farkındasın.

SAHİL- DIŞ- GÜNDÜZ: Merve rahat ve kendinden emin konuşur

Merve– umarım anlıyorsundur

KAFE”3”- İÇ- GÜNDÜZ: Burcu Utku’ya biraz çekingence anlatır.

Burcu– ayrılmamız ikimiz için de daha iyi olacak

SAHİL- DIŞ- GÜNDÜZ: Emre, Merve’nin gözlerine bakar. İnanamamaktadır. Merve göz temasından kaçınır.

Emre– nerden çıktı bu?

Merve– Sen çok iyi birisin. Sorun sen değilsin, sadece olması gereken bu.

KAFE”3”- İÇ- GÜNDÜZ: Utku kafasını çevirir,Burcuya bakamaz. Boynundaki kolyeyle (Burcu’nun hediye ettiği)oynar. Derin bir nefes alır ve kuvvetle burnundan üfler. Garsondan hesabı ister.

Burcu– lütfen canını sıkma

sokak– DIŞ- AKŞAMÜSTÜ: Emre dalgın dalgın yürümektedir.

OTOBÜS- İÇ/DIŞ- AKŞAMÜSTÜ: Utku boynundan Burcu’nun sevgililer gününde hediye ettiği kolyeyi çıkartır. Elinde kolyeyle oynar dışarıyı seyreder.

apartman- iç/dış- akşam: Emre binanın sokak kapısını açar içeri girer.

EV- İÇ- AKŞAM: Emre evine girer üstünü değiştirir. Merve’nin sevgililer gününde hediye ettiği sweat’i giyer. Slow müzik açıp ışığı söndürür ve yatağa uzanır.

sokak- dış- akşam: Utku yolda yürürken kolyeyi parmaklarında çevirmeye devam eder. Bir an kolyeyi elinden düşürür. Eğilir, yerden alır. Avcunun içinde kolyeyi hiç hareket ettirmeden tutar. Biraz önce düşmüş olduğu yere bu sefer bilerek atar kolyeyi. Üstüne basıp geçer.

apartman- iç/dış- akşam: Utku, Emre’nin girdiği kapıyı açarak binaya girer

EV- İÇ- AKŞAM: Utku, Emre’in olduğu eve girer, ceketi odaya bırakır. Emre’in olduğu odaya gider. Karanlıkta müzik dinlediğini görünce şaşırır.

Utku– Napıyon?

Emre– Hiçbirşey. Sadece bunalım takılıyorum.

Utku– Ne oldu?

Emre– Merve’yle bitti.

Utku– Ne demek bitti? Hani her şey çok iyi gidiyordu?

Emre– Bilmiyorum… yanılmışım.

Utku-İşe bak ya.. bizimkide bitti.

Emre– Ne?

Utku– Onu çok eğlendiriyormuşum, hep eğlenceyle nereye kadar gidermiş?

Emre– Nasıl yani?

Utku– Anlamadım bende…… Yemek var mı?

Emre– Olması lazım.

EV- İÇ- AKŞAM: Utku üstünü değiştirir. İştahsızca yemek yer. Emre yatağın içinde döner, karanlığın içine dalgın dalgın bakarken Utku içerden seslenir

Utku– Kirayı yatırdın mı?

Emre– Yarın hallederim.

EV- İÇ- AKŞAM: Utku yemeğini tam bitirmeden masadan kalkar, ortalığı düzeltir. Ardından Emre’nin odasına girer. Sandalyeye oturur. Donuk donuk bakmaya devam eden emre’nin baktığı yöne sanki ortak bir nesneye bakıyormuş gibi bakar. Söyleyecek çok sözleri olmalarına rağmen konuşmazlar müziği dinlerler. Biraz sonra Emre’nin iç çekişiyle bu ortak bakıştaki büyülü kilitlenme dağılır, Utku çalışma masasının üstünde duran el fenerini alır, açar. Işığı sağa sola tutar. Duvarda gezdirirken duvara bantlanmış, Freud’un resminin ve özdeyişinin olduğu bir kağıtta sabitler ışığı.

Freud’un özdeyişi: “Yaklaşık 40 yıldır kadınlar üzerinde çalışıyorum. Hala ne istediklerini tam olarak anlayabilmiş değilim.”

SON-

Share/Bookmark

Leave a Reply


Notify me of followup comments via e-mail. You can also subscribe without commenting.