secim.secmen

Allahçılarla Atamcılar arasındaki tatsız tuzsuz bir seçim daha geliyor..

Uzun süredir takip etmesem de, eskiden Rıdvan Dilmen maçları yorumlarken şöyle derdi: “Filanca takımla, falanca takım sabaha kadar oynasa, o takım diğerine 1 gol dahi atamaz!” Evet türkiyedeki siyasi atmosfer de biraz böyle, şu halleriyle CHP ile AKP 100 yıl daha seçime girse, CHP bir seçim bile alamaz.

Peki sorun CHP’lilerin başları sıkıştığında Aziz Nesin’e atıfta bulunduğu gibi, “ülkenin %60’ının aptal oluşu” mu? Yoksa insanların “bir poşet kömüre” oylarını satmaları mı? ya da ne bileyim, “Din sömürüsü” mü?

Bence bu tarz yaklaşımlar, CHP’lilerin yeni bir şey üretememelerinin, diğer bir değişle yeterince çalışmamalarının “Hocam sorular çok zordu” gibisinden çocukça sızlanmaları. Eğer bir parti, halka kendisinin anlatamamışsa sorun herşeyden önce kendisindedir.

Bence CHP’nin Baykal döneminde yaptığı temel bir yanlışlık vardı: AKP söylediği herhangi bir şeye Baykal başka bir şey demek yerine sadece “Hayır o yanlış” diyordu. Yani Akp bir şey için “x” derse, CHP’nin hayır “x” değil bu “y”dir diyemiyordu, sadece “-x” (eksi X) diyordu. Bu bir yandan insanlarda “vizyonsuzluk” olarak algılanmakla birlikte, bir yandan da siyasi gündemi kendisi belirleyememesi sonucunda hep AKP’nin bir adım arkasından gidiyordu.

Kılıçdaroğlu döneminde önemli (ama yetersiz) değişiklikler oldu. Baykalcılar, Önder Sav’cılar gibi eski kafalar falan partiden büyük ölçüde yollandı. (Ama yerine gelenleri tam anlamıyla bilmiyoruz, bu da bir iletişim eksikliği) Aile sigortası, askerliğin kısaltılması gibi insanları hakkaten ilgilendiren sorunlara yeni bir şeylerler söylemeye başladılar. CHP gibi askeri ilişkileri çok kuvvetli bir partinin askerliği kısaltmayı vaad etmesi bile başlı başına büyük bir gelişme.

Ama yine de böyle ufak şeyler yetmez CHP’nin AKP karşısında tutunmasına. Sorun hala uslupta. Misal Ergenekon konusu. Soner Yalçın tutuklandı, Soner Yalçın suçsuzdur, Tuncay Özkan tutuklandı Tuncay Özkan suçsuzdur,  Mehmet Haberal, Ahmet Şık vs.. yüzlerce kişi tutuklandı. CHP’nin söylediği (daha doğrusu insanlar tarafından anlaşılan hali) Bu insanların suçsuz olduğu ve bir komploya kurban gittiği oldu. İşte üslup yanlışlığı buradan geliyor!

Bu insanlar hakikaten de suçlu olabilirler. Yani bir darbe planının parçası olabilirler. Olmayabilirler de ama böyle bir olasılığı CHP gözardı ediyor ve bu “gözardı” başlı başına bir yanlış aslında. CHP’nin söylemesi gereken, yargılama koşulunun uluslararası hukuka uygun olmaması. Bir insanı bir şeyle suçluyorsan, suçunu ona söylemen gerekir. Ama bu insanlara suçları söylenmiyor ki kendilerini koruyabilsinler. Ayrıca tutukluluk süresi 4 yılı geçmesine rağmen hala içeride olan insanlar var. Eğer sen birini yakaladıysan ve 4 yıl içerisinde böylesine üst düzey bir davayı çözemiyorsan, ortada sorun vardır, kasıt vardır diyebilir CHP; ama onun yerine yeni tutuklananların “yani bireylerin” üzerinden giderek siyasetini yapıyor. Çok yanlış. Bireylerin suçsuzluğu halkı ilgilendirmez, yargılamadaki usulsüzlük ve keyfiyetlik halkı ilgilendirir.

Şaka maka adamlar alkol yasağı getirdiler. Bütün etkinliklerin hayatını kaydırdılar, efes pilsen basketbol takımını isim değiştirmeye zorluyorlar, 18 yaşında evli ve çocuk sahibi olmuş silah sahibi bir adama/gence, alkol alamazsın deniyor ve CHP’nin bu konuda söylediği pek bir şey yok!

ALES, KPSS, YGS gibi sınavlarda allahına kadar kopya çekiyorlar, (tersi istatistiksel olarak imkansız) milyonlarca insanı mağdur ediyorlar. Pek çok tanık ve belge var (misal şu radikal haberi), ama CHP’nin söylediği doğru düzgün bir şey yok!

Devlet büyüğüne hakaret diye saçma sapan bir yasa var, ve olmadık olaylardan insanları gözaltına alıyorlar. Başbakana metal işareti yapanlar misal, durduk yere göz altına alındı. Bu saçmalıklar artarak devam ediyor, geçenlerde bir kız “oha arabanın büyüklüğüne bak” dediği için sorguya alındı.. Galatasaray taraftarlarının protestosundan sonra, kulübe açık açık stat şantajı yaptılar. Tek tek insanların kimliğini belirlemeye kalkıştılar. CHP, çok cılız ses çıkardı..

Erdoğan, siyasi olarak çok fazla dönüşler yapıyor. Değiştim ben diyor, sonra aslında insan değişmez diyor. Bir türk milliyetçisi oluyor, bir kürt hakları savunucusu, bir atatürkçü oluyor bir dinci. CHP bu tutarsızlıkları yeterince dillendiremiyor. Erdoğan’ın karizmasını kıramıyor. misal Libya’ya askeri müdahale konusunda çok çark etti, (misal şu video)CHP bir şey diyemedi.

Sansür aldı başını gidiyor. yayınlanmamış kitabı sansürlemeye çalıştılar, Youtube yıllarca kapalı kaldı, blogger’ı kapadılar, onlarca yüzlerce site kapalı. Şimdi yasaklı kelimeler listesi çıkardılar, daha fazla site kapayacaklar. Muhteşem Süleyman gibi pek çok diziye baskı kurulup yasaklanmaya kalkışılıyor.. Blog yazarlarına davalar açılıyor. CHP doğru düzgün bir şey diyemiyor.

Kürt sorunuyla ilgili ilk ciddi hazırlıkları yapan parti CHP, ama bugün, kürt sorununda en gerideki partilerden. Kürtlerle ilgili ne düşünüyor, nasıl bir çözüm yolu öneriyor, bilinmiyor. Bu yüzden kürt bölgesinde neredeyse hiç yok CHP. Kürtler bu ülkenin büyük bir parçası. Kürtleri kapsayan siyaset yapmayı öğrenemezse, CHP hep geride kalır.

İnanılmaz büyük yolsuzluklar dönüyor, ama CHP bunları yeterince tekrar edemiyor. Misal Deniz Feneri vardı bir ara.. Noldu, unutuldu? Torpilin belgesi haberler dolaşıyor, CHP bunları bile dillendiremiyor.

Polisin insanlar üzerindeki baskısı çok arttı. Her yerde bi GBT aramasıyla, devlet otoritesi sürekli insanlara hissettiriliyor. içkili mekanlarda durduk yere aramalar yapılarak, insanların eğlencesi baltalanıyor. İçkili mekanların zarar etmesi amaçlanıyor. En son boğaziçili bir öğrenciyi  tutuklamışlar, ders notlarına terör örgütü materyali diye el konulmuş. Polis güçleniyor, bireyler güçsüzleşiyor. Yapabileceğimiz bir şey kalmıyor. insanlar korku içinde yaşıyor. Boğaziçi sosyolojideki hocalarımız’dan Prof. Dr. Birte’nin bir yazısı bu korkuyu anlatıyor:

12 eylül ile hesaplaşacağım bahanesiyle referandum yaptılar, ama sonuç olarak Evren’in maaşına zam yaptılar. Buna karşı CHP’nin dediği bir şey var mı seçim meydanında?

Türban sorunuyla niye yüzleşmiyor CHP? insanların türban takıp takmamasıyla çoğu kişinin bir sorunu yok ki! Sorun, takmayanlara yapılacak baskı. O halde, o baskıyı ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler üzerinde çalış, bir öneri sun. Misal birisine türban takmasıyla ilgili “tavsiye niteliğinde de olsa” söylemlerde bulunan kişilere önce uyarı sonra para sonra da kısa süreli hapis cezası (misal 10 gün) önerebilirsin. Üzerinde düşünülünce mantıklı bir şeyler bulunur illaki, önemli olan gündeme “Türban Sorununa, Toplumun sadece bir yarısını değil her tarafını mutlu edecek Kalıcı Çözüm” ile gelebilmek, yani kapsayıcı olmak. Ne türban takanı mağdur etmek, ne de takmayanı zorda bırakmamak!

Erdoğan ekonomi güzel gidiyor, bizim zamanımızda hiç bir banka batmadı diyor. Ama bunu kendisinin yapmadığını, bütün altyapıyı Kemal Derviş’in kurduğunu ve 2008’e kadar da onun planları harfiyen uygulandığını, yani AKP’nin aslında sadece uygulayıcı olduğunu söyleyemiyor.

Kılıçdaroğlu, ecevit kasketiyle gezip duruyor ama Ecevit’i insanlar sevmiyor ki. Niye böyle bir zorlama yapıyor akıl sır erdirmek mümkün değil. Ecevit bu ülkeye en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşatmış bir siyasetçi. Ecevit kendisi girse bu seçime, kimse yüzüne bakmazdı.

CHP biraz da Atatürk’ün eteği altından çıkmalı. Tamam Atatürk büyük bir siyasetçiydi, ama öldü adam artık rahat bırakın. Zora gelince toplaşıp zırt pırt anıtkabire çıkmayın, bir çay kahve yapıp oturun sağlıklı bir şekilde düşünün nerede yanlış yapıyoruz diye. Atatürk’ün yaptıklarına söylemlerine bakarak siyaset yapmaya devam etmek, Mimar Sinan’ın mimarisine bakarak bina yapmaya benzer. Çok dayanıklı, çok muazzam olsalar da, hem pahalıdır, hem yer kaplarlar, hem de pratik değildir. 21. yüzyıl mimarisi ondan çok daha ileri seviyede(Fiyat/Performans olarak). Aynı şekilde, 21. yüzyıl siyasi yapısı da 19yy’da büyümüş Atatürk’ün zamanlarından çok farklı. Yani 2011 olmuş yıl, hala Atatürk posterleriyle, Atatürk’ün siyasetiyle siyaset yapmayın. Bırakın tarihteki yerinde kalsın. Yeni söylemler üretin.

Yoksa CHP bu kafayla 100 yıl daha seçime girse, 100 yıl daha kaybeder. Umarım seçime bu kalan 40 kusur günde, CHP birazcık olsun performans sergiler diyeceğim de.. pek bi inancım yok..

Şu anda Erbakan’ın da dediği gibi, “Bu düzene geçilecek. Geçiş dönemi yumuşak mı olacak, sert mi? Kanlı mı olacak kansız mı?” ayrımında ülke ve herşey çok tatlı tatlı oluyor. Kan dökülmüyor, sistem şeriata doğru ufak adımlarla değişiyor, önlerindeki burokrasi engelini kaldırdılar. Yargı engeli kalktı, yargının kontrolünü de ele geçirmek üzereler. 2-3 yıla komple kontrole girer yargı. Ordu’yu kontrol altına aldılar. Sivil iradenin önünde askeri kontrolün olmaması özü itibariyle iyi bir şey, ama 3-5 yıla da askeriyenin içine kendi adamları hakim olunca, ordu da bugünkü polis teşkilatı gibi olacaktır. Hem orduya hem polise hem de yargıya hakim oluncaya kadar halk desteğini bu şekilde korumaya devam ederlerse “hedef 2023” sloganı daha da anlamlı oluyor.. Bizlerin yaşam şansımız kalmıyor.

Atamcıların allahçılara 90’larda yaptığı baskıyı, bugün allahçılar atamcılara yapıyor. Allahçılar, bu baskıyı nasıl ki başarılı bir siyasi mücadeleyle kırmayı başardıysa; Atamcılar da, normal insanlar üzerindeki baskıyı aynı şekilde siyasi mücadeleyle kırabilmeli.

Askerlerden beklemeden, Anıtkabire yürümeden..

Share/Bookmark
Share: