nazim-hikmet

3 haziran 63’ü anısına Nazım’dan bir kaç dize..

Bugün 3 haziran, Grup Yorum’un aklımıza kazıdığı üzere Haziran’da ölmek zor.. Ben de elimde kalan nazım kitaplarını şöyle bir taradım. Daha önceden çizdiğim yerleri bir gözden geçirdim. Gözden geçirirken de not aldım. Burada da paylaşıyorum.

Tabiki daha yüzlerce binlerce dizesi var paylaşmaya değer ama hem elimde 4 kitap kalmış (kimler hacıladı kitaplarımı?) 🙂 onlarda altını çizdiğim yerlerden bir kaçını paylaşıyorum:

Aklınıza gelen dizeler olursanız aşağıya eklerseniz sevinirim..
.

“Ufak iş bizimkisi, 
Asıl en kötüsü bilerek bilmeyerek 
hapishaneyi insanın kendi içinde taşıması”

“Yaralıydı fakirdi yorgundu millet. 
En azılı düvellerle dövüşüyordu fakat, 
dövüşüyordu köle olmamak için iki kat. 
iki kat soyulmamak için”

“Lakin
isterse ipekli don giyinsin.
İpek + inek = inek”

“müzeyi gezmek iyi,
müzelik olmak fena”

“Burada insan toprak gibi, güneş gibi, deniz gibi bereketli,
Burda insan gibi verimli deniz, güneş ve toprak”

“Ve kavga edebilmek hürriyettir. 
En mühimi hürriyetlerin”

“ölümün adil olması için, 
hayatın adil olması gerekir”

“kararmasın yeterki sol memenin altındaki cevahir!”

“Yani sen elmayı seviyorsun diye,
elmanın da seni sevmesi şart mı?”

“Ben ölümden kuvvetliyim diyebilirdi,
gebeydi artık!”

“Yaşamak şakaya gelmez, 
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın. 
Bir sincap gibi mesela
Yani yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak”

“Hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak eğer,
kabahat senin,
-demeğe de dilim varmıyor ama-
kabahatın çoğu senin canım kardeşim”

“Ne tuhaf şeyler yazıyorum sana sevgilim,
<seni seviyorum> diye telgraf çekmek varken düpedüz”

“Seni severim
Bunu sen de pek iyi bilirsin. 
Fakat ilanı aşk etmek bana çok komik gelir:
Konuşmak en kolay harekettir.”

“Ben bugünlerde haberle değil, 
ümitle yaşamaya mecburum”

“Nasıl oluyor da çıldırmıyoruz öleceğimizi bildiğimiz halde? 
Yoksa ben ölmem gibi mi geliyor insana?”

“Kesemde verecek bir şeyim yok, 
yüreğimden verdim”

“Sıcaktı, 
sıcak. 
Sapı kanlı demiri kör bir bıçaktı sıcak”

“Yenenler, 
yenilenlerin dikişsiz ak gömleğinde sildiler 
kılıçlarının kanını”

“Mesele esir düşmekte değil,
teslim olmamakta bütün mesele”

“Düşmana inat bir gün daha fazla yaşayacaksın.”

“İnsan birisiyle yaşlanmalı, 
birisi yüzünden değil.”

” -Bizim İstiklâl Marşı’nda aksıyan bir taraf var,
bilmem ki, nasıl anlatsam,
Âkif, inanmış adam,
fakat onun, ben,
inandıklarının hepsine inanmıyorum.
Meselâ, bakın :
«Gelecektir sana vaadettiği günler Hakkın.»
Hayır,
gelecek günler için
gökten âyet inmedi bize.
Onu biz, kendimiz
vaadettik kendimize. “

Share/Bookmark
Share:

1 comment

  1. SEVGİLİM
    Sevgilim,
    başlar önde, gözler alabildiğine açık,
    yanan şehirlerin kızıltısı,
    çiğnenen ekinler
    ve bitmez tükenmez ayak sesleri :
    gidiliyor.
    Ve insanlar katlediliyor :
    ağaçlardan ve danalardan
    daha rahat
    daha kolay
    daha çok.
    Sevgilim,
    bu ayak sesleri, bu katliâmda
    hürriyetimi, ekmeğimi ve seni kaybettiğim oldu,
    fakat açlığın, karanlığın ve çığlıkların içinden
    güneşli elleriyle kapımızı çalacak olan
    gelecek günlere güvenimi kaybetmedim hiçbir zaman…

Leave a Reply


Notify me of followup comments via e-mail. You can also subscribe without commenting.