Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) halk oylamasında kullanılmak üzere bastırılan oy pusulaları ve şeffaf sandıkların görüntüleri basınla paylaşıldı. Buna göre, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasında YSK tarafından bastırılan "Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu" filigranlı sarı renkteki zarflar kullanılacak. Birleşik oy pusulası beyaz ve kahverengi olacak. Beyaz renk üstünde "Evet", kahverengi renk üstünde "Hayır" ibareleri bulunacak. Seçmenler, "Tercih" yazılı mühürlerle oylarını kullanacak ( Raşit Aydoğan - Anadolu Ajansı )

15 YILLIK AKP’NİN OY HIRSIZLIKLARI / USULSÜZLÜKLERİ (Mühürsüz Oylar Sadece Buzdağının Görünen Yüzü)

Adım adım gideceğim ama “Sen nasıl AKP oy çalıyor dersin, kanıtlamazsan şerefsizsin” vs. tipi trol saldırılar için ön not: AKP’nin oy çaldığı mahkemelerce tescillendi. Bak ilgili haber: “30 mart yerel seçimlerinde, Kağıthane’de AKP için oy çalan sandık başkanının cezası 4 yıl 2 ay

Şimdi mahkemece kesinleşmiş bir hırsızlık var. Peki ya tespit edilemeyenler, herhangi bir işlem yapılmayanlar. Ne kadar ileri gidebilir bu seçim hileleri bu yazıda toplayabildiğim kadarıyla adım adım anlatayım size. Burada derli toplu dursun. Çünkü daha düne kadar “seçim hilelerinin büyüklüğü konusunda en yakınımdaki insanları bile tam ikna edemiyordum. 2002 seçimlerinden beri türlü usulsüzlükler / hileler mevcut. Ama, muhalefet partileri peşine düşmeyince ben de bir yerden sonra havlu atıyordum anlatmakta. Bu seçim insanlar ilk kez kitleler halinde uyandılar, ülke çapında oyların çok büyük çapta çalınabileceğini gördüler. (30mart seçimleri yerel bazlı kalıyordu) Aşağıdaki listeyi ucuca eklediğinizde, Türkiye genelinde %10’un üzerinde bir oy farkı yaratan bir şeyden bahsediyorum.

Sıra sıra gidiyorum.

secim-murekkebi-olmayinca

– Boyalı olmayan parmaklar sayesinde çoklu oy kullananlar

Eskiden seçimlerde parmak boyanırdı. o boya 1 gün çıkmazdı. bu sayede bir insanın gidip başka bir yerde oy kullanmasının önüne geçilirdi. AKP döneminde bu uygulama kaldırıldı. Bu sayede bir insanın başka bir insan yerine oy kullanmasının önü açıldı. Şimdi, seçimde elinde başka birinin nufus cüzdanı varsa gidip rahatlıkla kullanabilirsin. Doğru düzgün bir denetim yok. Bunu alt başlıklara ayırarak gidiyorum

secmen-listesi

1- Olmayan seçmenler yerine oy:

Misal daha önceki seçimlerden birine giderken, Türkiye’nin nüfusu 3 milyon kişi artarken seçmen sayısı 10 milyon artmıştı. Yani kağıt üstünde seçmen yaratılmıştı.

Aşağıya bir video paylaşacağım, LDP genel başkanı Cem Toker’in bu işi soruşturmasıyla ilgili. Bu konuyla ilgili şöyle diyor: 2007-2011 arası seçmen sayısı 10 milyon artıyor. Gerekçe “adrese dayalı sisteme geçtik” Sistemi nereden aldınız?” “Tuik’ten aldık” “Bunun kayıtları nerede?” “6 ay içinde imha ettik”

Tamamen şaibe. Bir devlet kurumu bu kadar mühim şeyleri niçin 6 içinde imha eder ki?

örnek olarak haberde konuştukları mahallenin muhtarı diyor ki: Sadece 1 mahallede -kendi mahallesinde- 1.500 hayali seçmen yaratılmış. O seçim istanbul genelinde tüm muhtarlıklarda listeler yaklaşık %10 civarı kabarık olduğunu görmüşler. Fakat 9 gün süreleri varken tüm adresler kontrol edilememiş. (ortalama her mahallede 500 ile 1000 seçmen fazlalığından bahsediliyor)

Muhtarı ayarlanmış mahallede Sistem görebildiğim kadarıyla ekstra seçmen eklemeye oldukça müsait. Tayyip niye sürekli muhtarlarla toplanıyor dersiniz? CHP’nin de askıya seçmen listeleri çıktıktan sonra gidip tek tek apartmanları kontrol edebilecek zamanı olmuyor. Aşağıda bir video paylaşıyorum. listeler 9 gün askıda kalmış, hayali seçmen artış miktarı %10’larda. (Bu dediğim rakam daha 2008 seçimleri öncesi. Bir de şimdiyi düşünün binlerce boş ev varken o evlere eklenen hayali seçmen yok mudur dersiniz?)

O sene tüm türkiye’de 1 yıl içinde 6 milyon seçmen artmış. (nufus artışı 2milyonu geçmiyorken) Bak tekrar ediyorum bir yılda 6 milyon seçmen artmış. Nufus artış hızından tam 4 milyon fazla oy eklenmiş sadece o yıl! Bunların büyük çoğunluğu bu tarz hayali seçmen olması kuvvetli.

Bu haber 2008 seçimi öncesi. o seçimde AKP’nin gerçekten %48 aldığını mı sanıyorsunuz? 1 yılda değil de bir kaç yıllık sürece bakarsanız, Nüfus 3 milyon kişi artarken seçmen toplamı 10 milyon artmış. sayıya bakar mısın? 7 milyon civarı hayali seçmen olasılığı. Ve denetlemek için sadece 9 gün verilmiş. itiraz kabul edilmemiş.

NOT: 2008 seçiminde oy kullanmaya gitmeyen muhalefet seçmeninin de hatası büyük, Baykal’ın başarısız iletişim stratejisinin de. Ama bunlar kriminal olay değil, bu konuşulanlar kriminal olay ve araştırılmamış. Bu saatten sonra, olayın peşini bırakan Baykal yönetimi, benim gözümde Tayyip’ten daha suçludur.

2- Ölü seçmenler yerine oy (mezardakileri bile kaldırarak ‘evet’ oyu kullandırmak lazım)

Bu yukarıdakiyle iç içe. Örnek bir olay: 41 yıl önce 2 aylık bebekken ölen birisi listeye eklenmiş. (nasıl bir arşiv taraması yapmışlarsa 41 yıl önce 2aylıkken ölen bebeği eklemişler)

Tekrar ediyorum: Bu listeleri incelemek için ek süre istendiğinde YSK tarafından reddedilmiş

Şimdilerde “bunlar fetöcü” diyo ya durmadan. O zaman sıkı fıkıydı baş fetöcü kendisiydi de onun önerisiydi bir bakıma bu: “mezardakiler bile kalkıp oy kulansın”

3- Seçme yeteneği olmayan insanların Oyları:

Bu tam olarak hile değil, daha ziyade usulsüzlüktür sanırsam. Ama yine de yüksek sayılardan bahsediliyor. Hastaneler, darülacezeler, akıl hastaneleri vb yerdeki bazı insanların bilinç fonksiyonları yerinde değildir. Bu zor durumdaki insanlar, kurum görevlileri eşliğinde getirilip, AKP’ye oy verdirilmişliği oluyor. Eski seçimlerden bir örnek video: Sadece İstanbul Kayışdağında, ve sadece 3 sandıkta 800-900 tane zihinsel kapasitesi iptal olmuş kişilere oy kullandırılmış.

 

4- Nufus cüzdanı toplanan insanların oyları:

Bunu henüz seçimler için duymadım ama yapılabilitesi çok kolay bir şey. AKP mitinglere bu yöntemle insan topladığına dair iddialar vardı. (hızlı bir google yaptım bulamadım, bulursanız aşağıya yorumlara link eklerseniz sevinirim) Şöyle işliyor: Soma’da işçiler hayatını kaybetti, Tayyip girdi bakkalda bir vatandaşı dövdüğü görüntüleri yayıldı. Adamları insanları tekmelediler. Üzerinden geçtikten sonra Tayyip oralarda miting yaptı. İşçiler miting’de Tayyip’i selamladı. Soma’dan sonuçta AKP %60 üzeri oy çıkarmıştı takip eden seçimde. Bu nasıl mümkün diye soruyorduk.

Şimdi o işçiler oraya bir bakıma zorlanarak, işlerini kaybetmekle tehdit edilerek götürüldü. İddialara göre, patronlar işçilerin nüfus cüzdanlarını topladı. “Miting sonuna kadar orada kalacaksınız, çıkışta nüfus cüzdanlarınızı geri alacaksınız. Kabul etmeyen işini kaybeder.” denildi. İşçiler de el mahkum gittiler Tayyip’e selam verdiler, işlerini korudular. Bu gazetelerde çıkan iddialardı.

Şimdi yorumum şu: Aynı şeyi seçim oylamaları sırasında da yapmaları mümkün. Nufüs cüzdanları toplanır, o işçiler yerine, gider AKP yandaşları oy atabilir. Sonuçta nüfus cüzdanı yeterli oy kullanmak için. Elde boya olmadığı sürece, bir insan bir günde 100 oy da atabilir, 200 oy da atabilir. Aynı sandıkta kullanırsa dikkat çeker ama 100 tane 200tane sandık geze geze bir gün içinde bir sürü oy kullanabilir. 50-100 tane AKP yandaşı böyle dolaşa dolaşa 10bin oy kullanabilir. Zaten 70bin oyu olan bir kasabada tüm dengeyi değiştirmeye yeter bu. Benzer şeyi Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle küçük köy kasabalarda bunu takip eden olma miktarı azaldığı için büyük bir açık bulunmakta.

mhp-nin-calinan-oyu

5- Akıbeti belirsiz fazla pusulalar:

Önceki seçimlerden bir haber paylaşayım. Pusula basma yasal sınırı %15 iken, 2011 seçiminde ekstradan %38 pusula basılmış. Sandığa gitmeyenler de eklendiğinde, o seçim sonucunda 26 milyon adet pusula ve zarf kalmış olması lazım. Ama kalan pusulaların akıbeti belirsin olmuş

Cem Toker şöyle diyor özetle: “Boş Oy pusulaları, basıldıktan sonra birisine ilçe seçim kurulunda zimmetlenir. Seçim bittikten sonra, kullanılmayan oy pusulaları toplanır. Bu seçimden sonra 26 milyon oy pusulası kalmış olması gerekir. Bu aşağı yukarı 2 kamyon hacminde bir kağıt. Bu kağıtlar nerede diye sorduğumuzda göremedik. O filanca kurumda şu filanca kurumda dedi. Üzerinden zaman geçince de imha edildi cevabı aldık.” (not: bire bir cümle bu değil, kabacası bu. izleyin derim güzel anlatıyor)

Ufak parantez: Keşke Cem Toker şu anda milletvekili olsaydı ama siyaseti bıraktı sanırım. CHP’nin onu davet etmesi gerek bence. Koskoca CHP’nin söyleyemediğini defalarca tek başına söylemişliği var.

Bak ne diyor: “26 milyon oy pusulasının akıbeti belirsiz olmuş geçen seçimlerde.” O dönem konunun peşini bıraktığı için CHP’ye ne kadar sövdüğümü anlatamam. AKP zaten belli ne olduğu, Abdullatif Şener uzun uzun anlatıyor -ki kendisi AKP kurucusu ilk dönem en kilit başbakan yardımcısı bülent arınçla-. içeriden bir göz olarak anlatıyor. Ama CHP nasıl oyları koruyamaz peşine düşmez saçmalık.. Biraz da bu sebeple bu yazıyı yazıyorum, CHP’nin şimdiki yönetimiyle hantallığıyla işimiz zor. Bizler de bir şey yapmalıyız. Neyse devam ediyorum, bu konuya en sonda değincem, şimdi konu dağılmasın.

turkiye-sandik-basinda-hile-ve-usulsuzlukler

6- Siyasi Baskılar / korkular / ödüller:

Şimdi genel bir yanlış daha var, bunu ben de yapmışlığım var. “Kömür için oyunu sattı” deniyor insanlara. Onlar esasındakömür için yapmıyorlar bunu, cezalandırılmaktan korktukları için yapıyorlar. Davranışçı psikoloji az çok gördüyseniz bilirsiniz, “Ceza” korkusu, “ödül” kazanma isteğine kıyasla çok çok daha güçlü bir etmendir. İnsanlar cezadan korkuyorlar. Bak doğuda bir yerde, kaymakam tüm muhtarları toplamış “evet” diyeceksiniz yoksa cezalandırırım demiş: (Haberin videosu)

7- Sandık Başı Hileleri:

Sandık başında o kadar çok olay o kadar çok ile kavga gürültü dönüyor ki burada özet geçmek imkansıza yakın. Kimi açık oy kullandırıyor, kimi kapıda silahla bekliyor, kimi müşahitlere saldırıyor.

Ama en güçlü etkiyi, oy sayılarının yazıldığı tutanaklara eksik/hatalı oy girilmesiyle yapılıyor. Misal AKP 150 oy alıyor ama toplam oy 250 yazıyor.

Şu linkte detay mevcut: http://sendika30.org/2015/11/turkiye-sandik-basinda-il-il-secim-hileleri-baski-ve-usulsuzlukler/

(not: sendika.org sitesi şu ana kadar 30 kez kapatıldı, bu 31.cisi. bu link bir kaç güne çalışmayabilir, google’a “sendika dakika dakika seçim hileleri” yazarsanız bulursunuz.)

Bu seçimden bir kare:

mus-silah-altinda-kullanilan-oy

8- Yurtdışı Oy Güvenliği / Denetim Eksikliği

Şurada ilgili bi haber mevcut: http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/05/150518_yurtdisi_secim_guvenlik_denetim

Bir insanın birden fazla oy kullanmasına açık bir sistem, denetim eksikliği mevcut. Müşahitler sandıklardan uzak tutuluyor işlemler gözlenemiyor.

Ayrıca ve en kritiği, uçakta taşınırken oy çuvalının başında müşahitler eşlik etmiyor ve 4 gün boyunca YSK’da bekliyor çuvallar. Bu süre zarflarında da çuvallara müdahale olup olmadığını denetleme şansı bulunmuyor.

En basitinden bir kamera sistemiyle 7-24 oy çuvalları kayıt altına alınsa hiç bir sorun kalmayacak bir şey ama en basit bakkalda bile 3’er 5’er kamera güvenlik sistemi varken, oyların başında hiç güvenlik kamerası bulunmuyor. Ülkenin her tarafı 100binlerce belki milyonlarca güvenlik kamerası varken, oylar kamera sisteminden uzakta tutuluyor.

oy-torbalari

9- Seçim sonrası 1: SEÇSİS sistemiyle hile potansiyeli:

Sandıktan çıkan oy pusulası tutanaklarındaki oy, seçsis sistemine girerken doğru girilmesine rağmen, genel sonuçta farklı sonuç çıkarabilir. Sisteme girilen oy  2010 referandumunda YSK seçim sonuçlarını sandık bazında yayınlamayı reddetti. (yani hangi sandıktan kaç oy çıktı bilinemedi.) Haliyle o seçimdeki sandık sandık oy pusulaları toplanmadığı için çok rahat oynama yapılabilmesine olanak verildi. (Burada CHP’nin de dev suçu var. Oy pusulalarını toparlayamamış)

Bu seçimde tutanaklar neredeyse full’e yakın elinde olması lazım hem CHP’nin hem de oy ve ötesinin. umarım açıklarlar. Çünkü geçen seçimde ne oy ve ötesi ne de CHP kendi elindeki sonucu açıklamamıştı.

10- Seçim sonrası 2: Gizli Oy sayımları:

Bu seçimde şöyle bir şey olmuş doğuda. sandıklar 4’te kapatılmış. yaklaşık 5.30’a kadar müşahitler içeri alınmadan sayım yapılmış. Gizli sayım yapılmış yani. O sandıkların çoğunda da mühürsüz evet oyları olan sandıklar. Bildiğin gizli sayılmış oylar, istedikleri gibi oynayabilmişler ekleyip çıkarabilecekleri ortam oluşturmuşlar.

Bak burada bir şeyi netleştireyim: O kişiler belki oyları değiştirmemiş olabilirler (ben değiştirdiklerini düşünüyorum ama benim düşüncem mühim değil yasal sonuç önemli) o sebeple mühim olan şu: Yasaya göre, müşahitleri sandıklardan oylardan uzak tutmak başlı başına suçtur. Oylar değişsin değişmesin. Bu olay seçime şaibe getirmiştir. Buna benzer olay her seçimde duyuluyordu ama bu seçim boyutları korkunç boyutta. Sırf bu gizli oy sayımı Türkiye genelinde %5 – %6’ya varan fark yaratabilecek bir büyüklükte. Üstünün kapatılmasına izin vermemeliyiz. Takip etmeliyiz. Protesto etmeliyiz. (protesto yöntemimi açıklayacağım ama konuyu bitirelim önce)

(Not: “Seçsis hile” yazarsanız pek çok sonuç bulursunuz benden daha detaylı anlatan)

Secsis-YSK-sistem

11- Seçim sonrası 3: AA ve YSK usulsüzlükleri:

AKP’nin ezberlediğimiz seçim açılışı. AA sonuçları abartılı bir şekilde AKP lehine duyurur, muhalifler moral bozulur dağılırlar. YSK’da oldu bittiye getirir. YSK’ya itiraz yolu kapalı olduğu için kararı kesin olur.

Bu referandumdaki usulsüzlükleri Türkiye Barolar Birliği gayet net açıklamış:

Özetle: Yasa şunu diyor: “Mühürsüz oylar geçersizdir.” Niye bunu diyor, çünkü hile yapılıp yapılmadığının tespiti anca bu yolla yapılır. Ne yapılmalı: “O oylar iptal edilmeli” buna imkan olmadığı için (oylar çoğu yerde sonradan mühürlendiği ve hangi oyun sonradan mühürlendiği mümkün olmadığı için) “Seçim yenilenmeli” bunlar yoruma açık şeyler değil, TBMM’nin belirlediği yasa bunu söylüyor.

(videoyu izleyin daha net anlatıyor, özellikle 5.dakkadan sonrası mühim.)

———————-

Özetle:

– Parmaklar boyanmadığı için bir insan defalarca oy kullanabilir.

– Varolmayan seçmenler kağıt üstünde üretilmiş

– Ölüler seçmen listesine yazılmış

– zihinsel engelliler, alzaimer olanlar vs. kurum çalışanları tarafından AKP için oy kullandırılmış

– Nufüs cüzdanları toplanarak, başkası yerine oy kullandırılma potansiyeli olmuş

– Akıbeti belirsiz fazladan basılan pusulalar (ki bahsettiğimiz sayı 26milyon pusula)

– Sandık başı kaba kuvvet hatta silah zoruyla usulsüzlükler/hileler yapılması

– yurtdışından gelen oyların sahipsiz günlerce durmasının getirdiği güvenlik açığı (7/24 izleyen insan yok kamera yok vs..)

– Mühürsüz oylar

– Seçsis üzerinden yapılan hileler. (YSK kendisine iletilen oy pusulalarının sandık bazlı sonuçlarını açıklamadığı için kolayca manipüle etmeye açık, yüzdelik sonucu değiştirmeye müsait ve de en kötüsü kimsenin kontrol etmediği / edemediği sistem).

– AA manipülasyon sandık sonuçları ve de yasaya aykırı kararlar alan YSK usülsüzlükleri:

Bunları üst üste ekleyince cidden burdan köye yol olur. %10 – %15 gibi oranlarda manipülasyon ediyor. Tabiki her seçimde tüm hileler/usülsüzlükler full kapasite yapılamıyor. kimi seçimde %2, %5 kimi seçimde %10 ama inanın her seçimde bu muhabbet dönüyor. Ve her seçim, başta CHP’nin, sonra diğer muhalafet partilerin olayı takip etmemesi sonucu bir sonraki seçim tekrar ediyor. CHP tekrar tekrar “seçim güvenliği” dersinden sınıfta kalıyor.

Daha önce de pek çok kere dile getirdim ama “ya boşver o kadar değildir” yorumları ve partililerin işi bırakması sonucu ben de havlu attım. Ama bu sefer işin rengi biraz farklı gözüküyor. 10 yıldır ilk defa ciddi anlamda insanlar Tüm seçime itiraz ediyorlar.

Size ilk söyleyeceğim: “Ankara, istanbul, izmir hayır diyorken, bayburt’un oyuyla mı ülke yönetilecek” demeyin. Çünkü çok çok çok büyük bir olasılıkla, oradaki insanlar o kadar büyük oranda evet oyu vermedi. İstanbul’da manüpüle edemedikleri oyları, bayburt’ta ettiler. (bayburt örnek elbet)

ikinci ve daha önemli söyleyeceğim aslında gene Cem başkan’ın çok basit sorusu: “Tayyip herkesi dışlıyor, hakaret ederek dışlıyor. Kendisine oy veren insanlara “Milli irade”, oy vermeyenlere kelaynak sürüsü gibi davranırken, nasıl oluyor da seçim başarısına bu kadar güveniyor?”

Cevap çok basit değil mi?

——————-

Biz, halk olarak ne yapabiliriz?

Her yerde görüyorum, “sokaklara çıkalım, YSK önünde protesto edelim” ya da AKP destekçisi firmaları (Bim vs.) boykot edelim gibisinden. Bunlar belki yapılması gereken şeyler olabilir ama etki gücü sınırlı şeyler. Ayrıca insanların yaralanma / ölme riski olan şeyler. Ayrıca böyle kavga gürültünün Tayyip’e yarama ihtimali de var. Tekrar ediyorum bunlar yapılmasın demiyorum, ama “Opportunity cost” gücü daha yüksek bir gücümüz var. bunu kullanabiliriz.

Bu “muhtemelen en basit ve etkili protesto”yu bir sonraki yazımda paylaşıyorum, okuması kolay derli toplu olsun.

Buradan okuyabilirsiniz

Seçim Hilelerini En Etkili Protesto Yöntemi (Kolay, Barışçıl, Yasal, Pratik)

Seçim güvenliği elinden alınmış halkın elindeki tek enstürümanı protestodur. Unutmayın:

“Kuvvetsiz adalet aciz, adaletsiz kuvvet de zalimdir.”

————-

Son not: Bu yazıyı paylaşırsanız sevinirim. Normalde yazılarımın kopyala yapıştır kendi sitelerinize konmasını sevmem ama bu konu öyle böyle bir konu değil, direk yapıştırabilirsiniz de.

 

Share/Bookmark
Share: